Bozdağ, Yozgat'ta Çandır Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme
Birliği konferans salonunda düzenlenen AK Parti ilçe kongresinde,
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, katıldığı bir televizyon
programındaki konuşmasını eleştirdi.
Bozdağ, "Söylediği laf şu, 'Kimse Cumhurbaşkanı ile fotoğraf
çektirmek istemiyor, yan yana gelmek istemiyor.' Tam bu lafı
söylerken aynı televizyonun ekranına Sayın Cumhurbaşkanımızın,
Sayın Trump'la görüşmesine ilişkin fotoğraflar düştü. Hani derler
ya 'Yalancının mumu yatsıya kadar yanar.' Ama bunların mumu bırakın
yatsıyı bir dakika bile yanmıyor." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler Genel
Kurul Toplantısı vesilesiyle gittiği New York'ta Amerika Birleşik
Devletleri Başkanı Donald Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Macron, NATO
Genel Sekreteri ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ile
görüştüğünü ifade eden Bozdağ, 6 devlet başkanı, cumhurbaşkanı, 7
başbakan ile 20 civarında uluslararası düzeyde görüşme yaptığını
hatırlattı.
Bunların, ülkelerinin en üst düzeyde yöneticileri,
cumhurbaşkanları, başbakanları ve diğer yetkilileri olduğunu
kaydeden Bozdağ, şunları söyledi:
"Ama Türkiye'nin ana muhalefetinin lideri utanmadan televizyonda
diyor ki 'Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Cumhurbaşkanı ile kimse
yan yana gözükmek istemiyor. Kimse fotoğraf çektirmek istemiyor.'
Sen görmek istemezsen biz nasıl göstereceğiz bu fotoğrafları.
Televizyonlara da demek ki bakmıyor, dünyayı takip etmiyor ama
televizyonu da takip etmiyor. Sade bir televizyona bakıyorsa onlar
da gösteriyor aslında, demek ki orayı da tam takip etmiyor. Dünyayı
takip etmezsen, ikide bir yalanlanan bir siyasetçi pozisyonuna
düşer insan ve şimdi düştüğü pozisyon. Türkiye Cumhuriyeti Devleti
Cumhurbaşkanı, kim ne derse desin bütün dünya liderlerinin birlikte
fotoğraf vermekten onur duyduğu bir dünya lideridir. Saygın bir
dünya lideridir. CHP'nin Genel Başkanı bunu kabul etse ne olur,
etmese ne olur, bir kıymeti yok ama insan bununla iftihar
eder."
Birleşmiş Milletler Genel Kuruluna giden Türkiye Cumhuriyeti
Devleti Cumhurbaşkanıyla, cumhurbaşkanlarının, devlet
başkanlarının, başbakanların görüşme yapmaktan onur ve gurur
duyduklarını vurgulayan Bozdağ, şöyle konuştu:
"Ama öyle değil, görüşme yapmasından rahatsız, görüşme
yapmamalarından memnun bir pozisyonda. İstiyorlar ki Türkiye'yi
uluslararası güçler dışlasınlar, başka ülkelerin cumhurbaşkanları,
başbakanları, devlet yöneticileri Türkiye'nin Cumhurbaşkanı ile
diğer yöneticileri ile görüşmesinler. Türkiye'ye kısıtlamalar
getirilsin, yaptırımlar uygulansın. Bu beyefendi de hiç uğraşmadan
halka dönüp, 'Bak, dünya bunları istemiyor, siz niye istiyorsunuz,
dünya bizi istiyor.' diyerek halkan oy alacak. Türkiye'de halk
Amerika'nın istediğini iktidar yapmıyor. Almanya'nın isteğini de
iktidar yapmıyor, Fransa'nın istediğini de iktidar yapmıyor, başka
ülkelerin istediğini de iktidar yapmıyor. Halk kimi iktidar
yapıyor, hep gördük. Kendi istediğini iktidar yapıyor, halk kimi
istiyorsa onu iktidar yapıyor. Bir dünya bir araya gelse bir
kıymeti var mı? Yok. Kıymeti olan, Türk milletinin iradesidir,
kıymeti olan Türk milletinin sandığa attığı reydir, sonucu bunlar
belirliyor. Bizim gücümüz milletten gelen güçtür ve bugüne kadar
iktidardaysak bu kadro milletin iradesiyle iktidarda kalmıştır.
Bundan sonra yolumuza devam edeceksek yine milletin iradesiyle
devam edeceğiz. Biz, Türkiye'nin düşmanlarından bilumum terör
örgütlerinden medet umma zavallığına hiç düşmedik, bundan sonra da
düşmeyeceğiz. Eğer Türkiye'nin düşmanlarının ve Türkiye'ye saldıran
terör örgütlerinin yaptıklarının bize bir faydasını bir an olsun
düşünme noktasına gelirsek Rabbim bize hiçbir imkanı, hiçbir gücü,
hiçbir iktidarı nasip etmesin. Böyle düşünenlerle de bizi yan yana
bulundurmasın."
CHP’YE ELEŞTİRİ
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, "Oturuyorlar konuşuyorlar,
efendim 'Türkiye’nin yüzde 50’si Tayyip Erdoğan’a AK Parti
iktidarına karşı.' Peki nasıl iktidarda duruyor o zaman? Şunu
demiyor, 'Türkiye’nin yüzde 50’sinden fazlası Türkiye’nin
cumhurbaşkanını destekliyor, onu iktidarda tutuyor' demiyor. Hep
başka yerden bakıyor, 10 partiye oy veren vatandaşlarımızın hepsini
tek parti gibi lanse etmeye, uluslararası alanda öyle göstermeye
devam ediyor." dedi.
Bu referandumda "hayır" diyenleri CHP'nin kendi cebinde gördüğünü
vurgulayan Bozdağ, şöyle konuştu:
"Ben ne dersem 'hayır' diyenlerin hepsi orada durur. Ben kimi aday
gösterirsem 'hayır' diyenler 2019’da ona oy verir.’ Oturuyorlar
konuşuyorlar, efendim 'Türkiye’nin yüzde 50’si Tayyip Erdoğan’a AK
Parti iktidarına karşı.' Peki nasıl iktidarda duruyor o zaman? Şunu
demiyor, 'Türkiye’nin yüzde 50’sinden fazlası Türkiye’nin
cumhurbaşkanını destekliyor, onu iktidarda tutuyor' demiyor.
Hep başka yerden bakıyor, 10 partiye oy veren vatandaşlarımızın
hepsini tek parti gibi lanse etmeye, uluslararası alanda öyle
göstermeye devam ediyor."
AK Parti’nin tek başına yüzde 50 oy aldığına dikkati çeken Bozdağ,
"10 parti bir araya geliyorsunuz, bir AK Parti etmiyorsunuz. Ondan
sonra kalkıp, dışarıdan diyorsunuz ki ‘yüzde 50’si AK Partiyi
istemiyor.’ CHP’yi yüzde kaçı istemiyor, o zaman o mantıkla? Bu
toplumun yüzde 75’i CHP’yi istemiyor o zaman, bu toplumun yüzde
90’ı HDP’yi istemiyor o zaman. O mantıkla baktığında senin toplumda
karşılığın ne? Sıfır noktasında. Halbuki demokratik değerlendirmeyi
doğru yapmak lazım." ifadelerini kullandı.
Bozdağ, sandıktan çıkan sonuçlara saygı duymanın esas olduğunu
aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bunlar sandıktan çıkan sonuçlara bir türlü saygı duymayı
öğrenemediler. Sandıklara her seçimden sonra hile karıştırıldığı
iddiasını ifade ediyorlar. En son 16 Nisan’da yaptılar. 2019’a
doğru gidiyoruz. 2019’a doğru şimdiden seçimi kaybedeceklerini
gören bu malum çevreler sandıkta hile iknasına, iddiasına 'biz
halkı nasıl inandırırızın' zihinsel çalışmalarını yapıyorlar.
Geçmişte bazı sivil toplum örgütleri de çıktı, ‘temiz seçim, temiz
siyaset’ diye bir takım çalışmalar yaptılar. Tek amaçları vardı,
sandıktaki seçimi kirletmekti ama millet buna izin vermedi. Şimdi
tekrar aynı senaryoyu Türkiye’nin gündemine taşımak için ağır ağır
çalışıyorlar. Ben buradan diyorum, Türkiye Cumhuriyeti devletinin
yaptığı en iyi işlerin başında seçim gelir. Seçim güvenliği gelir.
Milletin sandıkta verdiği reyin muhafazası gelir."
"YÜKSEK SEÇİM KURULU BİR GÜVEN MÜESSESESİDİR"
Yüksek Seçim Kurulunun bir güven müessesesi olduğuna işaret eden
Bozdağ, bu müesseseyi iftira, yalan ve dolanla kimsenin
zedeleyemeyeceğini belirtti.
"Biz biliriz CHP’nin seçimlerini. Oylar açık verildi, gizli
sayıldı. Şimdi kalkmışlar demokrasi öğretiyorlar." diyen Bozdağ,
"Aslında onlar böyle bir seçim düzeni olsa çok rahat iktidar
olacaklarını düşünüyorlar ama Türkiye’de demokratik hukuk devletine
uygun bir seçim düzeni var. Bu da bundan sonra Allah’ın izni ile
devam edecektir. O nedenle 2019 seçimi hepimizin birlikte daha
güçlü bir dayanışma içinde olmamızı gerektiren bir seçimdir."
ifadelerini kullandı.
2019 seçimlerinin, Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 100. yıl dönümüne
rastladığını hatırlatan Bozdağ, şunları kaydetti:
"Kurtuluş mücadelesinin başlangıcından bu noktaya gelinceye kadar
çok değişimler yaşadı. Yeni bir yüzyılın başındayız. Türkiye, yeni
yüzyıla yeni bir hükümet sistemiyle giriyor. Cumhurbaşkanlığı
Hükümet Sistemi ile. Bunun anlamı, yeni atılımlar, yeni reformlar,
yeni dönüşümler, büyük Türkiye demektir. Şimdi büyük Türkiye’nin
önünü kapamak isteyen bütün çevreler, Cumhurbaşkanlığı Hükümet
Sisteminin uygulanmasını engellemek için şimdiden pusuya
yatmış vaziyetteler. Çünkü Türkiye Cumhuriyet Devleti Cumhurbaşkanı
Recep Tayyip Erdoğan Beyefendi, yeniden cumhurbaşkanı seçilirse
Türkiye’nin önü, ufku başka açılacak ve yeni hükümet sistemi artık
Türkiye’yi daha güçlü geleceğe taşıma konusunda büyük bir görev ifa
edecektir. Bunu engellemek istiyorlar. Buna Allah'ın izni ile bu
milletten izin çıkmayacaktır. 2019, Türkiye'miz için yeni bir
başlangıç olacak. Büyük Türkiye’nin her alanda güçlü bir
Türkiye’nin daha hızlı yoluna devam etmesi için milletimizin
kararıyla yolu daha güçlü bir şekilde açılacaktır."
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
