Türkiye'de yeni bir sistem kurulmasına yönelik çalışmalar
geçmişte de birçok siyasi lider tarafından gündeme
getirilmişti.
8. Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal ile 9. Cumhurbaşkanı merhum
Süleyman Demirel, eski başbakanlardan merhum Necmettin Erbakan ile
eski MHP Genel Başkanı merhum Alparslan Türkeş, yıllar önce sistem
değişikliğine ilişkin görüşlerini kamuoyuyla paylaşmıştı.
Parlamenter sistemin işlemediği görüşünde birleşen merhum liderler,
o dönem getirilmesi gereken sistemin "başkanlık" olduğuna işaret
etmişti. Bu açıklamalar, sistem değişikliğine gidilmesi gerektiği
noktasında Türkiye'yi yöneten siyasi liderlerin hemfikir olduğunu
gözler önüne sermişti.
ÖZAL: BAŞKANLIK SİSTEMİNDE KUVVETLER AYRIMI VAR, KESİN
OLARAK
8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, sistem değişikliğini savunan isimler
arasındaydı. Özal, gazeteci merhum Mehmet Ali Birand'ın 32. Gün
programında konuya ilişkin, şu değerlendirmelerde bulunmuştu:
"Başkanlık sistemi diyorum ben, başkanlık sistemi tabii Fransa gibi
değil daha çok Amerika'ya yakın. Sebebini şöyle tahlil ediyorum;
bakanların benim kanaatime göre bizim tecrübelerimize göre
parlamento dışından olması lazım. Çünkü 6 senelik parlamento
hayatımda şunu gördüm. Bakanlarla milletvekilleri arasına devamlı
problem giriyor. Çünkü bakanın da milletvekilinin de seçim kaygısı
vardır. Aynı yerde veya aynı grupta olmadıkları takdirde
birbirlerine zıt hareketler yapıyorlar ve dejenerasyon
başlıyor."
Birand'ın, "Bir taraftan da tek adamlık tehlikesi var. Çünkü şu
anda Meclis'te bir denetim var" sözleri üzerine ise Özal, şöyle
karşılık vermişti:
"Hayır, bugün bir denetim yok. Ben tam aksini iddia ediyorum.
Neden? Çünkü hükümet koalisyon da olsa tek parti hükümeti de olsa
Meclise hakim oluyor. Meclisten hiçbir araştırmayı veya şeyi
geçirtmeyebilir isterse. Çok rahatlıkla. Halbuki başkanlık
sisteminde kuvvetler ayrımı var, kesin olarak. Karşılıklı bir denge
vardır. Cumhurbaşkanının kuvveti vardır, icra olarak, icra odur.
Buna mukabil meclisin de yetkileri vardır. Meclis bu sefer tam
kontrol yetkisini yapar."
DEMİREL: SİSTEMDE DEĞİŞİKLİK YAPMAMIZ LAZIM
9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel de 2006 yılında katıldığı bir
konferansta temsili sistemin işlemediğini vurgulamıştı.
Konferansta "başkanlık sistemi"nin olması gerektiğini belirten
Demirel, kendisine yöneltilen "İçinizde ukde olarak kalan hizmetler
nelerdir?" sorusuna, şu sözlerle yanıt vermişti:
"Benim içimde kalan ukdeler... İsterdim ki siyaseten Türkiye,
cumhurbaşkanını seçsin. Ben isterdim ki Türkiye dar bölge seçimine
gitsin. Neden dar bölge seçimine gitsin? Çünkü İstanbul'un 70 tane
milletvekili var, kaç tanesini tanıyorsunuz? Halktan kopuk bir
Cumhuriyet olmaz. Sistem işlemiyor, temsili sistem işlemiyor. Ben
isterdim ki bunu yapabilelim, yapamadık. Ben aslında isterdim ki
Türkiye’de başkanlık sistemini yapalım. İçimde ukdedir yapamadık.
Çünkü devlet büyük, ülke büyük, halk çok dinamik. Biz bu ülkeyi
idare edemiyoruz. Ülkeyi idare edememe gelip giden hükümetlerin
kusuru da olabilir, içinde vardır ama genelde sistemde değişiklik
yapmamız lazım.''
ERBAKAN, PARTİLERİNİN PROGRAMINDA GÜNDEME
GETİRMİŞTİ
Eski başbakanlardan merhum Necmettin Erbakan'ın genel başkanı
olduğu Milli Nizam Partisi (MNP) ve Milli Selamet Partisi'nin (MSP)
programlarında başkanlık sistemine yer verilmişti.
MNP'nin programında, "Daha hızlı kalkınmaya mecbur olan
Türkiyemizde devlet hizmetlerinin verimli, süratli ve kudretli
yürütülebilmesi ve anayasamızın bünyemize intibakı bakımından daha
mütekamil bir yapıya kavuşturulması ve tatbikattaki aksaklıkların
giderilmesi için başkanlık sisteminin getirilmesini zaruri
görüyoruz. İcra organının daha kudretli olması ve süratli
çalışabilmesi için reisicumhurun tek dereceli olarak halk
tarafından seçilmesi ve icrai organın düzeninin başkanlık sistemine
göre tanziminin yapılması gerekmektedir." değerlendirmesinde
bulunulmuştu.
MSP'nin seçim beyannamesinde ise sistem değişikliğine yönelik,
şunlar aktarılmıştı:
"Devletin Şekli: Milletimizin gaye edindiği büyük maddi ve manevi
kalkınma hareketlerinde gereken süratin sağlanması için, devlet
mekanizmasının ve teşrii organların milli azim, irade ve sürati
tecelli ettirecek vasıfta olması şarttır. Devlet ve hükümet
yönetiminin ağır işlemesi ve millet arzu ve iradesinden uzaklaşarak
milletin kalkınma şevk ve azmini kıracak durumlara düşmesi bugüne
kadar geçen kalkınma çabalarını randımansız bırakan
sebeplerdendir.
Devlet başkanlığı olan cumhurbaşkanlığı ile hükümet başkanlığı olan
başbakanlık birleştirilecek, icraya kuvvet, sürat ve müessiriyet
sağlanacaktır. Başkanı tek dereceli olarak millet seçecektir.
Böylece millet devlet kaynaşması ve bütünleşmesi kendiliğinden
doğacak ve cumhurbaşkanı seçimi mevzusunda rejimimizi yıpratan iç
ve dış spekülasyonlara imkan kalmayacaktır."
TÜRKEŞ: BAŞKANLIK SİSTEMİNİ SAVUNUYORUZ
Eski MHP Genel Başkanı merhum Alparslan Türkeş, sistem
değişikliğine ilişkin görüşlerine 1979 yılında yayımlanan "Temel
Görüşler" adlı kitabında yer vermişti.
Türkeş, kitabın, "Güçlü İktidar Güçlü İrade, Tek Başkan Tek Meclis
Sistemi" başlıklı bölümünde, şu ifadeleri kullanmıştı:
"Milliyetçi Hareket, tek başkan, tek meclis sistemini savunur.
Çağımız kuvvetli, adil ve hızlı icra çağıdır. Türk milleti, dünya
imparatorlukları kurduğu devirlerde kuvvetli, adil ve hızlı icra
sistemini uygulamıştır, kuvvetli ve hızlı icra, icra gücünün tek
elde toplanmasıyla mümkündür. Bunun için tarih ve töremize uygun
olarak başkanlık sistemini savunuyoruz. İcrayı, cumhurbaşkanlığı ve
başbakanlık olarak ikiye bölemeyiz. Her konuda bütünleşmeci
olduğumuza göre, icranın başında da bütünleşmeci olmalıyız. Türk
tarih felsefesi ve tarihinde icra organı hiçbir zaman bölünmemiş,
yani tek bir başkan tarafından yürütülmüştür. Milliyetçi Türkiye'de
de demokratik milli cumhuriyet ilkesi içinde başkan, Türk
milletinin yürütme organının tek başı olacaktır. Tek başkan
sistemine uygun olarak yasama organı yönünden de tek meclis
sistemini savunuyoruz. Avrupa krallık veya federal devlet
rejimlerinin bir mirası olan senatonun, millet meclisi yanında
yasama işlerini geciktirici bir hüviyet taşıması dolayısıyla
kaldırılmasını istiyoruz."
BBP LİDERİ MERHUM YAZICIOĞLU
Eski BBP Genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu da bir röportajında
cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini savunduklarını
bildirmişti.
Yazıcıoğlu, sistem değişikliğine ilişkin, şunları kaydetmişti:
"Parlamenter sisteme göre cumhurbaşkanının yetkileri çok fazla.
Başkanlık sistemine göre yetkileri çok az. Bunu da yerli yerine
oturtmak gerekiyor. Tercih yapılmalı. Başkanlık sistemi mi,
parlamenter sistem mi? Biz başkanlık sistemini savunuyoruz."
