Hamit ve Halil Altıntop kardeşlerin 15 yıllık davasında karar açıklandı

İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 15 yıllık davada, "nitelikli dolandırıcılık" suçundan 35 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan sanık Cemile Aylin Arslan'ın, suç işlediğinin sabit olmaması gerekçesiyle beraatine hükmetti

Türkiye Futbol Federasyonu Milli Takımlardan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Hamit Altıntop ile kardeşi Halil Altıntop'un, milli takımda oynadıkları 2006 yılında federasyon tarafından yatırılan primlerini banka hesaplarından boşalttığı iddiasıyla "nitelikli dolandırıcılık" suçundan yargılanan eski milli takım teknik direktörü sekreteri sanık Cemile Aylin Arslan, suç işlediğinin sabit olmaması gerekçesiyle beraat etti.

İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki 6. duruşmaya, sanık Cemile Aylin Arslan, avukatı Ayhan Sağıroğlu ile katıldı.

Müdahiller Hamit ile Halil Altıntop kardeşleri avukat Mehmet Sungur Deniz ve Millennium Bank AŞ'yi ise avukat Ömer Bayraktar temsil etti.

Duruşmada, Altıntop kardeşlerin avukatının, 17 Kasım'da, bilirkişi raporuna karşılık 4 sayfalık itiraz dilekçesi sunduğu belirtildi.

Bilirkişi raporuna karşı beyanı sorulan sanık Cemile Aylin Arslan ve avukatı Ayhan Sağıroğlu, kovuşturmanın genişletilmesi taleplerinin olmadığını ve eski savunmalarını tekrar ettiklerini belirterek, beraat talebinde bulundu.

Müdahil Altıntop kardeşlerin avukatı ise "Sanık hakkındaki şikayetimiz devam ediyor. Cezalandırılmasını istiyoruz. Bilirkişi raporu doğrultusunda sunduğumuz beyanı tekrar ediyoruz." dedi.

Esas hakkında görüşü sorulan cumhuriyet savcısı mütalaasının hazır olduğunu belirterek, mahkemeye sundu.

Mütalaada, müdahiller Hamit ve Halil Altıntop kardeşlerin, Almanya'da yerleşik profesyonel futbolcu oldukları ve aynı zamanda Türk milli futbol takımında da oynadıkları belirtilerek, milli takımda oynamalarından dolayı adlarına tahakkuk eden primlerin yatırılması için 2005 yılında müdahil Millennium Bank AŞ'nin Etiler şubesinde hesap açtırdıkları aktarıldı.

Müdahillerin o dönem Futbol Federasyonu'nda milli takım teknik direktörü sekreteri olarak çalışan sanık Cemile Aydın Arslan ile görevinden dolayı tanıştıkları kaydedilen mütalaada, ancak müdahillerin banka şubesindeki hesap şifrelerini sanık Arslan'a vermelerinin söz konusu olmadığı dile getirildi.

Sanık Arslan'ın müdahillerin primlerini rızaları dışında bankadan çekmeyi teyzelerinin oğlu Hakan Gücün ile kararlaştırdığı ve kimlik bilgilerine vakıf olduğu müdahillerin yurt dışında olmalarından istifade ederek bankayla yapılan sözleşmeye istinaden federasyondan gelen bilgi formlarını aldığı kaydedilen mütalaada, sanık Arslan'ın müdahil bankanın çağrı merkezi şifresini aldıktan sonra Hakan Gücün üzerine kayıtlı cep telefonuyla çağrı merkezini arayarak 25 Mayıs 2006'da Halil Altıntop'a ait hesap şifresini oluşturduğu bilgisi verildi.

Çağrı merkezindeki görevli ile Hakan Gücün arasındaki konuşmalarda şifrelerin onaylatıldığı ve bilişim sistemi aracı kılınarak bankada görevli kadın memurenin yanıltıldığı anlatılan mütalaada, sanığın böylece Halil Altıntop'un hesabından 25 Mayıs 2006'dan 22 Aralık 2006'ya kadar 31 EFT işlemi yaptığı ve 120 bin 150 lirayı, iddianamede tanık olarak belirtilen, sanığın kimi kuaför kimi otopark çalışanı 10 kişinin hesabına, bir kısım parayı ise Hakan Gücün ile annesi Semira Aydınay'ın hesaplarına aktardığı öne sürüldü.

Müdahillerden Hamit Altıntop'un hesabından da 9 Mayıs 2006'dan 20 Nisan 2007'ye kadar 31 EFT işlemi yapıldığı ve bu kişiye ait toplam 307 bin 400 liranın aynı hesaplara dağıtıldığı vurgulanan mütalaada, hesaplara aktarılan paranın daha sonra sanık Cemile Aylin Arslan ve annesi Semira Aydınay ile Hakan Gücün arasında paylaşıldığı kaydedildi.

Sanık Cemile Aylin Arslan'ın, müdahillerin hesabından hileli yollarla aktardığı paraları, kuaförde saçını boyattığı ve acil işi bulunduğu intibaını uyandırarak tanıkları yanıltıp ricayla hesaplarına aktardığı ve kendisine vermesini temin ettiğine dikkati çekilen mütalaada, bu kişinin bazı tanıkları da benzeri mazeretlerle kandırarak müdahillerin hesabındaki parayı teyzesinin oğlu Hakan Gücün ile paylaştığı anlatıldı.

Müdahil bankadan yapılan EFT saatlerine yakın zamanlarda sanık ile Hakan Gücün'ün cep telefonları ile çağrı merkezi arasında telefon trafiğinin söz konusu olduğu belirtilen mütalaada, sanık Cemile Aylin Arslan'ın 2 müdahile karşı, zincirleme şekilde "bilişim sistemi ve bankalar aracı olarak kullanılmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık" suçundan 7 yıl 4 aydan 35 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.

Mütalaaya karşı savunması sorulan sanık Cemile Aylin Arslan, mütalaayı kabul etmediğini belirterek, beraatini talep etti.

Sanık avukatı Ayhan Sağıroğlu da bilirkişi raporunun savunmalarını doğruladığını öne sürerek, "Suç tekamül etmemiştir. Mütalaayı kabul etmiyoruz. Müvekkil olayda menfaat temin etmemiştir, suç oluşmamıştır. Beraat talep ediyorum." diye konuştu.

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Cemile Aylin Arslan'ın hakkında kamu davası açılmış olmasına rağmen, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre yüklenen suçu işlediğinin sabit olmadığını belirtti.

Heyet, sanığın her iki müdahile yönelik yüklenen suçtan ayrı ayrı beraatine hükmetti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 15 yıl önce hazırlanan iddianamede, sanıklar Cemile Aylin Arslan ve annesi Semira Aydınay ile teyzesinin oğlu Hakan Gücün'ün, ''fikri ve maddi dayanışma içerisinde, zincirleme olarak bilişim sistemlerini ve bankayı aracı kılarak, haksız yarar elde ederek dolandırıcılık'' suçunu işledikleri belirtiliyordu.

Milli futbolcular Halil ve Hamit Altıntop kardeşlerin müşteki olarak yer aldığı iddianamede, 3 sanığın 2,5 ile 12'şer yıl arasında hapisle cezalandırılmaları talep ediliyordu.

İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yargılama sürecinde firari olan ve yakalanmayan sanık Hakan Gücün'ün dosyasının ayrılmasına, Semira Aydınay'ın ise Altıntop kardeşleri dolandırdığına dair, kesin ve inandırıcı deliller elde edilmediği gerekçesiyle beraatine hükmedilmişti.

Mahkeme, sanık Cemile Aylin Arslan'ı "nitelikli dolandırıcılık" suçundan 9 yıl hapisle cezalandırmıştı.

Temyiz incelemesini yapan Yargıtay ceza dairesi, kararı, yeterli inceleme yapılmadığı gerekçesiyle sanık lehine bozmuştu.

Yeniden görülen davada alınan bilirkişi raporunda, müdahillerin, beyanlarının aksine eski milli takım teknik direktörü sekreteri Cemile Aylin Arslan'ı tanıdıklarının tespit edildiği aktarılmıştı.

 

Yorumlar