Adana Valisi Mahmut Demirtaş'ı ziyaret ederek bir süre basına
kapalı görüşen Müezzinoğlu, daha sonra Adana Sanayi Odası'nda
(ADASO) düzenlenen "Çalışma hayatına yönelik uygulamaya konulan
yeni teşvikler ve muhtelif sorunlar" konulu toplantıya katıldı.
Müezzinoğlu, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'nin 2016'nın
başından itibaren karşılaştığı terör saldırıları, Rusya ile uçak
krizi, FETÖ'nün darbe girişimi gibi çok farklı oyun ve tuzakların
dünyana hiçbir milletin kaldırabileceği olaylar olmadığını, mayası
sağlam olan Türk milletinin cesareti, asaleti, ferasetiyle kaderine
güçlü bir şekilde sahip çıktığını belirtti.
Türkiye'nin son 150 yıllık tarihi geçmişinde buna benzer çok
planlar, tuzaklar ve işgal edilme girişimleri olduğunu ifade eden
Müezzinoğlu, "19 Mayıs 1919'a baktığımızda her tarafından işgal
edilmiş bir ülke. Yok edilmek istenen bir millet ama ona karşı
güçlü bir şekilde 'ya istiklal ya ölüm' diyen bir anlayışla o
lider, Mustafa Kemal Atatürk'ün öncülüğünde bize genç bir
cumhuriyet miras bırakılıyor. Bu genç cumhuriyete, bu mirasa
hepimiz sahip çıkmak zorundayız, bunu geliştirmek, büyütmek, daha
güçlü hale getirmek zorundayız. O, genç cumhuriyeti kurarken bir
miras ve iki temel vasiyet bıraktı. Birincisi kuruluş döneminde o
milli mücadele verdiği dönemde bir defa 'egemenlik kayıtsız şartsız
milletindir' dedi. İkinci vasiyeti ise 'bu büyük millete muasır
medeniyet seviyesinin üzerine yakışır' dedi. Bu bir hedeftir." diye
konuştu.
Bakan Müezzinoğlu, bu anlamda gerek kuruluş felsefesinden gerekse
15 Temmuz'daki şehit ve gaziler adına herkesin görev ve
sorumluluğunun daha cesur, daha özgüvenli olma ve daha güçlü bir
şekilde ülkeyi geleceğe taşımak olduğunu belirtti.
- İstihdam artışı
Müezzinoğlu, 2016'nın ikinci yarısından itibaren Türk sanayisini
daha iyi yerlere taşımak, zorlukları biran önce aşıp arkada
bırakmak adına özellikle Bakanlık olarak 2017 başında çalışma
hayatında bir seferberlik yol haritası oluşturduklarını, 2017'de
artı bir milyon istihdam hedeflerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan'ın yönlendirmesiyle artı yaklaşık 500 bin istihdamı
ekleyerek asgari 1,5 milyon olarak belirlendiğini anlattı.
Geçen hafta sonu İstanbul'daki toplantıda 1 Ocak-3 Mart'ta 264 bin
630 artı istihdam rakamını açıkladıklarını anımsatan Müezzinoğlu,
bunun arzu ettikleri bir rakam olduğunu belirtti.
Müezzinoğlu, Adana'da da 7 Mart itibarıyla 8 bin 101 artı istihdam
rakamına ulaşıldığını bildirdi.
Bu rakamların içinde kadın istihdamını da önemsediklerini
vurgulayan Bakan Müezzinoğlu, "264 bin 630 içinde kadın istihdam
yüzde 32. Adana'da ne yazık ki arzu ettiğimiz noktada değil. Artı
istihdamın 2 bin 146'sı kadın. Bu açığı da kapatmalıyız." diye
konuştu.
Müezzinoğlu, istihdamı artırmak için oluşturdukları 500 bin kişilik
iş başı eğitim programında kadın, engelli, eski mahkumlara dönük
100 bin kontenjan ayırdıklarını, bu kesimleri reel zeminde daha
aktif, daha üretken hale getirmeleri gerektiğini aktardı.
-"Hedefimiz yüzde 9'un altına indirebilmek"
Bu yıl ocak-şubat ayında, geçen yıl aynı döneme göre yüzde 50
istihdam artışına ulaştıklarını belirten Müezzinoğlu, şöyle devam
etti:
"İşsizlikle olan mücadeleyi yıl sonu mutlaka ama mutlaka yüzde
10'ların altına indireceğiz. Hedefimiz yüzde 9,5'li bir rakam ama
ideal başarı hedefimiz yüzde 9'un altına indirebilmek. Bu tabii
koşullar dünyayla rekabet, bölgenin durumu birçok faktör var.
İnşallah önümüzde halk oylaması var. Sonraki süreç daha reel, daha
istikrarlı ve hedeflere daha güçlü kilitlenmiş bir Türkiye. Gerek
yönetim dinamikleri anlamında gerekse sanayicin, girişimcinin
yatırımcının herkesin artık önüne, hedeflerine bakacağı, bu ülkeyi
muasır medeniyet üzeri hedefe taşıma gayretini diğer tali
olaylardan çok daha arınmış bir şekilde gündeme getirecek."
- "Bir puanlık kayıt dışılığın maliyeti 1,9 milyar"
Bakan Müezzinoğlu, düzenli ödeme yapanların primlerinin 5 puan
indirilmesinin özellikle kayıt dışı istihdamın engellenmesinde
önemli olduğunu dile getirdi.
Kayıt dışı istidamı 2002'deki yüzde 54'lerden yüzde 33'lere
indirdiklerini ancak üçte bir oranında olan kayıt dışılığın çok
büyük bir rakam olduğunu belirten Müezzinoğlu, konuşmasını şöyle
sürdürdü:
"Bir puanlık kayıt dışılığın bu ülkeye maliyeti 1,9 milyar. Yani
kabaca 2 milyar desek kayıt dışını da yüzde 30 kabul etsek bizim
kayıt dışılık nedeniyle 60 milyar kaybımız var. Rekabette de sizin
kaybınız var. O 60 milyar lira bir başkasının cebinde kalarak onun
rekabet gücünü arttırırken sizlerin rekabet dinamiklerini
azaltıyor, zayıflatıyor. Dolayısıyla önümüzdeki süreçlerin en
önemlisi yol haritalarından biri de hep beraber kayıt içiliği,
kayıt altına almayı daha güçlü hale getirmek ve kayıt altına alarak
istihdamı yükününü azaltacak yol haritalarını inşallah birlikte
şekillendirmek."
Müezzinoğlu, iş adamlarından bürokrasiyi bir karşı cephe olarak
görmemelerin isteyerek, "Teftiş kuruldaki görevlilere, iş
adamlarına rehberlik, danışmanlık, sonrasında uyarı yapacaklarını
söyledim. Bu üç kademeden sonra hani şairin dediği gibi 'Nush ile
uslanmayanın' diyerek ceza kısmına ancak o zaman.... Gerektiğinde
uyarıyı hak ettiysen uyarıyı alın ama aldıktan sonra hala inat ve
ısrar varsa tabii ki gerektiğinde devletin diğer insanımızın hak ve
hukukunu koruyabilmek adına devletin gücü gerektiği zaman
önemlidir." ifadelerini kullandı.
- Kıdem tazminatı
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Müezzinoğlu, işveren ile işçi
arasındaki hukuku zedeleyen en önemli alanlardan birinin kıdem
tazminatı olduğunu söyledi.
İşçinin hakkının, 10 -20 yıl sonra işverenin cebinde olmaması
gerektiğini vurgulayan Müezzinoğlu, 10-20 yıl sonrasının
koşullarını kimsenin bilmesinin mümkün olmadığını, işverenin bugün
iyi durumda iken o dönemde kötü durumda olabileceğini anlattı.
Müezzinoğlu, kıdem tazminatının hakkaniyetli sürdürülebilir ve
mutlaka güvenilir olması gerektiğine işaret ederek, şunları
kaydetti:
"Tarafların yetkisinde ve cebinde olmamalı. Gücü yasayla verilen
fonda veya yeni yapılacak yapıda olmalı. İnşallah 2017, belki de
çalışma hayatının en önemli reformlarından birini de kıdem
tazminatıyla sağlayacağız. Bunu başardığımızda istiyoruz ki çalışan
ile çalıştıran arasında hukuk, birbirine güvene dayalı olmalı. O
beni, ben onu istismar ediyorum değil, herkes daha iyinin, daha
güçlünün, başarının peşinde, sağ ve sol ayak nasıl sağlıklı
gidiyorsa işçi, işveren arasındaki hukuk da bu kadar hakkaniyetli
olmalı. Bize de düşen bu arada iyi hakemlik yapmak. Güçlü, adil
hakemlik yapabilmek. inşallah bu hakemliği de yapma gayreti içinde
olacağız."
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
