Dünya gül yağı üretiminin yüzde 65'ini karşılayan Isparta'da
hasat dönemi olan mayıs ve haziran aylarının serin ve yağışlı
geçmesi, hem hasat mevsiminin uzamasını hem de rekoltenin artmasını
sağladı.
Dünyanın en önemli gül üretim merkezi konumundaki Isparta'da gül
çiçeği hasat döneminde sona yaklaşıldı. Normal sezonda mayıs ayının
ikinci haftası başlayan ve haziran ayının ortalarına kadar devam
eden hasat dönemi, kentte havanın mayıs ve haziranda serin ve
yağışlı geçmesi sayesinde uzadı.
Hasat döneminin normal şartlarda 45 gün sürdüğü Isparta'da, aşırı
sıcaklıklarının olmaması, havanın serin ve yağışlı geçmesi
dolayısıyla hasat dönemi süresi 60 güne çıktı. Hasat döneminin
uzaması 6 ila 7 bin ton arasında değişen gül çiçeği rekoltesinin bu
yıl 8 bin ton üzerine çıkmasını sağladı.
Bunun yanında gül dikim alanlarının artması da rekolteyi olumlu
yönde etkiledi.
"BU YIL İKLİM OLARAK, HAVA ŞARTLARI AÇISINDAN İYİ BİR
SEZON GEÇİRDİK"
Gül, Gülyağı ve Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği
(GÜLBİRLİK) Genel Müdürü Hasan Çelik, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, bu yıl iklim olarak, hava şartları açısından iyi bir
sezon geçirdiklerini söyledi.
Isparta'nın toprak yapısı, rakım ve iklim şartlarının güle çok
uygun olduğunu anlatan Çelik, "Isparta çevresi itibarıyla
Torosların düğüm noktasında bulunuyor. Ne Akdeniz iklimi gibi çok
sıcak ne de karasal iklim gibi çok soğuk bir iklime sahibiz. Burası
Akdeniz ikliminden karasal iklime geçiş bölgesinin olduğu, gülün de
en çok sevdiği nisan yağmurlarının doyasıya yağdığı, gülün istediği
güneşin ve serinliğin olduğu bir yer." dedi.
"YÜZDE 35-40'LIK DAHA FAZLA ÜRÜN ALMAYI
BAŞARDIK"
Mayıs ayının 15'i, 20'si gibi başlaması gereken gül çiçeği
hasadına, bu yıl kış şartlarının ılık geçmesi sayesinde mayıs
ayının ilk haftasında başladıklarını söyleyen Çelik, şunları
kaydetti:
"Dolayısıyla sezon hala devam ediyor. Bu sezon 60 günlük hasat
döneminin olması bekleniyor. Güllerin gövdelerinde bulunan
tomurcuklar topraktan aldığı besinlerle daha uzun ömürlü oldu.
Sıcakların çok aşırı olmaması, günlerin serin ve yağışlı geçmesi
rekolteyi artıran en önemli etkenlerden biri haline geldi. Geçen
seneki rekolteyle bu yılki rekolteyi karşılaştırdığımızda aynı
bahçede geçen seneye oranla bu yıl yüzde 35-40'lık daha fazla ürün
almayı başardık."
Gül dikim alanlarının son yıllarda arttığını ve bunun da rekolteyi
olumlu etkilediğini belirten Çelik, "Dikim alanlarının artmasıyla
artık bu dönem 8 bin ton ve üzerine çıktığını söyleyebiliriz.
Önümüzdeki yıllarda bu 9 bin ton civarlarında olacaktır." dedi.
