Bakan Çelik, "Diyorlar ki 'Sayın bakanım etin fiyatını 22,5
liraya indirdin, biz üretici olarak ne yapacağız?' Değerli üretici
kardeşim, bu fiyat indirimi seninle ilgili değil. Bu fiyat indirimi
geçici piyasada spekülatif oyunlarla köşe dönmeye çalışanlara karşı
kurumun almış olduğu bir tedbirdir." dedi.
Çelik, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) Karacabey
İşletmesi bünyesinde kurulan Embriyo Üretim ve Transfer Merkezi'nin
açılış töreninde yaptığı konuşmada, TİGEM'in Türkiye'nin ihtiyaç
duyduğu tohum ve damızlık üretim konularında hizmet verdiğini
söyledi.
TİGEM'in yol göstericiliğinin Türk çiftçisine çok şey
kazandıracağını vurgulayan Çelik, "Tohumda şu an hububatta yüzde
80'leri bulan bir karşılama oranımız olmasına rağmen sebzede yüzde
40-50'ler arasında olan karşılama oranını yükseltme adına TİGEM'e
verilen bu görev, şu anda aktif olarak icra edilmeye başlanmıştır."
diye konuştu.
Türk tarımının, çiftçisinin her alandaki tohum ihtiyacını kendi
potansiyeliyle temin etme derdinde olduklarını ifade eden Çelik, bu
konudaki ithalata son vermek istediklerini, tohum olmadan toprağın
bir anlamının olmadığını dile getirdi.
Çelik, tarımda verimi yüksek tohumlar kullanılması gerektiğine
işaret eden Çelik, "Bu, 'Yerli tohumlardan vazgeçiyoruz.' demek
değildir. Kimse buradan yerli tohumları görmemezlikten geldiğimiz
anlamını çıkarmasın." ifadelerini kullandı.
- "HAYVAN İTHALATI, KABULLENEMEYECEĞİMİZ BİR
TABLO"
Hayvancılıkla ilgili eskiden beri Türkiye'de inişli çıkışı
süreçlerin yaşandığını anlatan Çelik, şöyle konuştu:
"Bugün geldiğimiz noktada 400-500 bin hayvan ithal etmek
durumundasınız. Çünkü 1 milyon 300 bin ton et tüketimi
gerçekleşirken, ürettiğimiz et 1 milyon 150 bin ton. Yani 150 bin
ton kırmızı et açığımız var. İthalat burada çıkıyor karşımıza. İşte
bunun Türkiye gibi bir ülkede, öteden beri tarım ve hayvancılıkta
öncü olan bir ülkede, Türkiye'de hayvan ithalatı olması, aslında
hepimizin kabullenemeyeceği bir tablodur. Bundan dolayı embriyo
transferi, damızlık üretim merkezleri başta olmak üzere Milli Tarım
Projesi çerçevesinde hayvancılıkla ilgili attığımız adımlar, öne
çıkardığımız projelerin bir amacı vardır. Onun da hedefi,
Türkiye'de hayvan ithalatı değil, yerli hayvan üretimiyle kendi
potansiyelimizle, kendi ihtiyacımızı karşılamak. Bunun için sıkı ve
yoğun bir çalışma içerisindeyiz."
- "BUNLAR İLK DENEMELERİ, ADIMLARIDIR"
Çelik, "yetiştirici bölge" olan 30 ilde hayvancılık yapacak
vatandaşlara önemli teşvikler verdiklerini belirterek, şöyle devam
etti:
"Embriyo üretimi ise çok farklı bir şey. Henüz dünyada çok yaygın
bir tablo arz etmiyor. Hele ülkemizde belki de bunlar ilk
denemeleri, adımlarıdır. Bizim ihtiyaç duyduğumuz ırk hangisiyse bu
konuda bir saf kültür ırkı inekten 30 buzağı elde etmek mümkün.
'Embriyo' dediğimiz hadise bu. Dişi - erkek, hangisine ihtiyacınız
varsa o çerçevede bu embriyo transferiyle hayvan varlığımızı
yönlendirmek ve ihtiyaçlarımıza cevap vermesini sağlama imkanını
elde etmiş olacağız. Geç kaldık ama geç kaldık diye beklemenin bir
anlamı yok. TİGEM, hızlı bir şekilde buna öncülük yapıyor. Özel
sektör de bu konudaki çalışmalarını TİGEM ile bütünleştirerek,
hızlı bir şekilde hayvan varlığı konusundaki açığımızı minimize
edecek çalışmaları gerçekleştireceğiz."
- "400 BİN BUZAĞININ ÖLÜMÜNÜ SEYRETMEK DOĞRU
DEĞİL"
Çiftçiliğin artık atadan kalma, geçim için yapılacak bir meslek
olmadığını ifade eden Çelik, bu konuda ölçeğin büyütülerek,
tekniğine uygun şekilde hayvancılık ve bitkisel üretimi
gerçekleştirmek gerektiğini, böylece istenen verimin elde
edilebileceğini aktardı.
Faruk Çelik, şunları kaydetti:
"Türkiye'de 500 bine yakın hayvan ithal ediyorsunuz ama 400 bin
buzağıyı da her yıl kaybediyorsunuz. 400 bin buzağıyı kaybetmeseniz
hayvan ithalatına gerek yok. Bu kadar basit bir önlem bile yeterli.
Bu önlemi üreticilerimiz gerçekleştirecek. Üretici, bütünüyle bu
bilince sahip olsa hayvan ithalatına ihtiyaç duyulmayacak bir
şekilde bu ölümleri engelleyebiliriz. Ama hayvan sağlığı açısından
baktığınız zaman burada 400 bin buzağının ölümünü seyretmek doğru
değil. Onun için destek politikamızı değiştirdik, desteklerimizi
ağırlıklı olarak buzağıya verdik. 500 ile 750 arasında değişen
buzağı desteklerimiz var ama şartlarımız var. Buzağı 4 aylık
olacak, aşılarını tam yaptıracaksın ve buzağı desteğini alacaksın.
Amaç buradaki ölümleri ortadan kaldırmak."
- "TÜRKİYE NORMAL BİR SÜREÇTEN GEÇMİYOR"
Bu alanda 150 bin tonluk açığı mutlak surette çiftçilerle birlikte
kapatmak durumunda olduklarını ifade eden Çelik, "(Sayın bakanım
bildiğin gibi değil, ne zorluklar var, yem pahalı.) Aynen
katılıyorum, yem pahalı KDV'yi kaldırdık ama birkaç ay sonra KDV
yerine geldi yine, piyasaya uydurdular. Bunu bilmiyor, görmüyor
değiliz. Evet yaşanan olaylar var, Türkiye normal bir süreçten
geçmiyor. Bütün teröristlerin üzerimize çökertildiği, bu ülke
üzerinde ameliyat ve hesaplar yapanların topyekun saldırdığı bir
süreçten geçiyoruz. Kolay değil ama güçlü bir iktidar olarak
bunları sizlere hissettirmemenin gayreti içerisindeyiz."
değerlendirmesinde bulundu.
- "İKİ ÜRÜNE NEREDE EKERSENİZ EKİN DESTEK"
Yoğun gündeme rağmen bakanlıklar olarak çalışmalarına devam
ettiklerini anlatan Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sanki hiçbir şey yokmuş gibi, Türkiye'de 16 Nisan gibi önemli bir
gün yokmuş gibi bakanlık olarak normal faaliyetlerimiz devam
ediyor. Biz bu faaliyetleri 16 Temmuz'da da devam ettirdik.
Türkiye'nin gelmiş geçmiş en acımasız, en alçak darbe girişimine
karşı Türkiye'de mevcut iktidar, yönetim vatandaşını 'Ne oluyor?'
dedirtmeyecek tarzda yoğun bir çalışma ve hedef birliği içerisinde
milletimizle beraber yürüdü. Onun için burada hayvancılıkta
özellikle girdilerle ilgili yaşadıklarımızı ortadan kaldırmak için
Milli Tarım Projesi çerçevesinde 2 ürüne nerede ekerseniz ekin
destek verme programını getirdik. Bunlardan bir tanesi buğday
diğeri yem bitkileri. Bunları nerede ekerseniz ona destek
vereceğimizi açıkça projemizde bütün Türkiye'ye ilan ettik."
Çelik, "Şimdi de meraların hayvancılık yapanlara neredeyse bedelsiz
tahsis edilmesiyle ilgili çalışmamızı ve meraların silajlık mısır,
yonca ve benzeri yem bitkileri ekilmesi noktasındaki yasal
değişikliği de Meclise göndermiş bulunuyoruz. Amacımız, hayvan
yetiştirirken girdilerin aşağı düşmesi ve üreticilerimizin
mağduriyetinin önlenmesidir." ifadelerini kullandı.
- ET FİYATLARINDAKİ ARTIŞ
Et ve Süt Kurumunun bir regülasyon kurumu olduğunu belirten Çelik,
"Piyasayı regüle edecek, dengeleyecek bir kurum. Diyorlar ki 'Sayın
bakanım etin fiyatını 22,5 liraya indirdin, biz üretici olarak ne
yapacağız?' Değerli üretici kardeşim, bu fiyat indirimi seninle
ilgili değil. Bu fiyat indirimi geçici, piyasada spekülatif
oyunlarla köşe dönmeye çalışanlara karşı kurumun almış olduğu bir
tedbirdir." dedi.
Çelik, et fiyatlarının 2-3 gün içerisinde bir anda 27 liraya
çıktığını belirterek, şunları dile getirdi:
"Niye biliyor musunuz? Çok net ve açık. '16 Nisan'da referandum
var, siyasiler bunlarla uğraşırken ben arada 3-5 lira kilosunda bir
vurgun oluşturabilirsem bu benim için iyi bir şeydir.' deyip
piyasaya çıkıp hayvancılık yapan kardeşlerimizden 10'ar 5'er İç
Anadolu'da, güneyde ve doğuda hayvan toplayıp, az sayıda
topladıkları hayvanlara yüksek fiyat verip, kendi ellerinde
bulundurdukları 10 bin baş hayvanı yüksek fiyattan kesme ve satma
hesabını yapan spekülatörlere hükümet ve bakanlık olarak bizim
cevabımız olsun diye '22,5 liraya et veriyoruz.' dedik. Yoksa
üreticiyi baltalamak değil. Buradan sesleniyorum; bütün üreticiler
ağıl ve ahırlarınızı doldurun. Bizim derdimiz, yetenin üzerinde
hayvan varlığını bu topraklarda üretmektir ve üreticimize destek
vermektir."
Bir geçiş döneminde olduklarını hatırlatan Çelik, "Bu geçiş
döneminde tatlı karlara, kısa metrajlı karlara alışık insanları,
unsurları ortadan çıkarmak için bu tür manevralara mutlaka ihtiyaç
vardır. Yoksa sizin hayvanınızın kaç liraya mal olduğunu, kilosunun
kaça mal olduğunu biz milimetrik olarak hesap ediyoruz. Buna göre
de sizin zarar etmeyeceğiniz şekilde piyasa ayarlamalarını
yapıyoruz. Bundan herkes müsterih olabilir." diye konuştu.
Uludağ Üniversitesi ve TİGEM arasında Embriyo Transfer Merkezi'ne
ilişkin protokolün de imzalandığı törene, TİGEM Genel Müdürü Mehmet
Taşan, UÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay da katıldı.
Bakan Çelik, törenin ardından beraberindekilerle merkezi gezdi ve
ilk embriyo transferini gerçekleştirdi.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
