Dünya Bankası, Şubat 2017 tarihli "Türkiye Düzenli Ekonomi
Notu"nu yayımladı.
Türkiye ekonomisinin geçici siyasi çalkantı ve azalan turizm
gelirleri sebebiyle geçen yıl üçüncü çeyrekte daralma yaşadığı
belirtilen notta, düşen turizm gelirleri, başarısız darbe girişimi
ve sonrasında azalan tüketici ve reel sektör güveni sebebiyle
mevsim etkisinden arındırılmış Gayri Safi Yurt İçi Hasılanın (GSYH)
üçüncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre yüzde 2,7 küçülerek Mart
2009'dan bu yana en büyük düşüşünü kaydettiği aktarıldı.
Benzer şekilde, yatırımların da çeyrek bazında yüzde 1,7 azaldığı
ifade edilen notta, kamu harcamalarının çeyrek bazda yüzde 6,1
artarak büyümeye pozitif katkıda bulunan tek kalem olduğu
kaydedildi.
Harcama tarafındaki daralmaların yansımalarının üretim tarafında da
düşüş olarak kendini gösterdiği kaydedilen notta, imalat sektörünün
üst üste üç çeyrek daraldığı ve üçüncü çeyrekte bir önceki çeyreğe
göre küçülmenin yüzde 4,8 olarak gerçekleştiği belirtildi.
Notta, üçüncü çeyrekte tarım, hizmetler ve inşaat sektörlerinde
üretimde düşüş kaydedilmekle birlikte (sırasıyla yüzde 0,9, yüzde
1,7 ve yüzde 4,6) imalat sektöründeki resesyonun reel sektördeki
zorlukları gösterdiği ifade edilerek, özellikle bazı imalat
firmalarının bir yanda satışlardaki artışı kısıtlayan durgun iç ve
dış talep, diğer yandan açık döviz pozisyonları sebebiyle Türk
lirasındaki değer kaybına dayanma konusunda güçlükler yaşadığı
yorumu yapıldı.
2016 BÜYÜME TAHMİNİ REVİZE EDİLDİ
Notta, "Dördüncü çeyrekte gerçekleşen toparlanma daha önce
öngörülenden daha zayıf olduğu için, 2016 yılına ilişkin büyüme
tahminimizi yüzde 2,1 olarak revize ediyoruz." ifadelerine yer
verildi.
Dördüncü çeyrekte, AB'de güçlenen ekonomik faaliyet sayesinde
ihracatın ithalattan daha hızlı artması sebebiyle net ihracatın
büyümeye bir önceki çeyreğe göre daha fazla katkıda bulunduğu
belirtilerek, "Bu gelişmeler dördüncü çeyrekte beklenenden daha
zayıf bir toparlanmaya işaret ediyor. Dolayısıyla 2016 yılı için
büyüme tahminimizi aşağı yönlü revize ederek, yüzde 2,1 olarak
güncelliyoruz." değerlendirmesinde bulunuldu.
"2017 BÜYÜME TAHMİNİ YÜZDE 2,7"
Notta, Türkiye'nin 2017 büyüme tahminlerine ilişkin şu ifadelere
yer verildi:
"İyileşen net ihracat sayesinde 2017 yılında büyümenin toparlanarak
yüzde 2,7 olarak gerçekleşmesini bekliyoruz. 2017 yılında büyümenin
sürükleyici etkenlerinin büyük ölçüde kamu harcamaları ve net
ihracat, daha küçük ölçüde ise özel tüketim ve yatırımlar olmasını
bekliyoruz. AB'de güçlenen büyümenin, ihracatın artmasına yardımcı
olurken,hareketsiz özel talep ithalat artışını sınırlamasını
bekliyoruz. Güvenlik endişeleri Rusya ile iyileşen ilişkilere
rağmen hem Avrupa hem de Rusya'dan turist ziyaretlerini sınırlamaya
devam edebilir.
TL'deki değer kaybı tüketici fiyatlarına daha fazla yansıyabilir ve
hane halklarının satın alma güçlerini erozyona uğratabilir. Öte
yandan, büyük döviz açık pozisyonları sebebiyle şirketlerin
bilançoları kötüleşebilir, dolayısıyla özel yatırımlar
zayıflayabilir. Kurdaki değer kaybının büyüklüğü ve hızı, para
politikasında düzeltmeyi kaçınılmaz kılıyor, dolayısıyla 2017
yılında önemli ölçüde bir faiz artışı kuvvetle muhtemel. Bu durum
yakın gelecekte iç talebi kısıtlayabilir, ancak orta vadede olumlu
etkilere yol açabilir. Ayrıca, düşen bankacılık sektörü borç
yenileme oranları kredi artışını sınırlayabilir."
