Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) çeşitli ülkelerde
yapılan halk oylamalarına ilişkin başvuruları yasama organının
seçimiyle ilgili olmaması nedeniyle kabul edilemez bulduğu ortaya
çıktı.
Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel
Müdürlüğü İnsan Hakları Daire Başkanlığının yaptığı çalışmadan
derlenen bilgiye göre, serbest seçim hakkı, Avrupa İnsan Hakları
Sözleşmesi (AİHS) ek 1 No'lu Protokolün 3. maddesinde
düzenleniyor.
Maddede, "Yüksek sözleşmeci taraflar, yasama organının seçilmesinde
halkın kanaatlerinin özgürce açıklanmasını sağlayacak şartlar
içinde, makul aralıklarla, gizli oyla serbest seçimler yapmayı
taahhüt ederler." hükmü yer alıyor. Bu hüküm çerçevesinde, yasama
organının oluşumu dışındaki cumhurbaşkanlığı, belediye başkanlığı,
muhtarlık, sendika seçimleri gibi seçimler ile halk oylaması,
serbest seçim hakkı kapsamı dışında kalıyor.
AİHM, halk oylamalarına ilişkin çeşitli ülkelerden gelen
başvuruları da söz konusu hüküm gereğince kabul edilemez buldu.
HALK OYLAMASI KARARLARI
Birleşik Krallık'ta 1975'te yapılan halk oylamasıyla ilgili
başvurunun ilgili protokoldeki maddeleri kapsamadığını belirten
AİHM, söz konusu başvuruyu da kabul edilemez bularak reddetti.
Finlandiya Parlamentosu'nun 1994'te Avrupa Birliği (AB) üyeliğine
ilişkin yapılan halk oylamasına yönelik bir tasarının kabul
edilmesi kapsamında yapılan başvuruda da AİHM, sözleşmeye ek 1
No'lu Protokolün 3. maddesini gerekçe göstererek, yüksek sözleşmeci
tarafların yükümlülüklerinin yasamanın seçimine ilişkin seçimleri
kapsadığını ve bunun da halk oylamasını kapsamadığına işaret
etti.
AİHM, İtalya hakkında 1998'de verdiği bir kararda, siyasi
partilerin finansmanına ilişkin bir kanunun yürürlükten
kaldırılmasına yönelik halk oylaması düzenlenmesi için yapılan
başvuruyu da kabul edilemez buldu.
AİHM, Yavaş'ın başvurusunu da kabul edilemez buldu
Türkiye'ye ilişkin kararlara da imza atan AİHM, 30 Mart 2014'teki
yerel seçimlerde CHP'den Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı adayı
olan Mansur Yavaş'ın Yüksek Seçim Kurulu'na yaptığı itirazın
reddedilmesi ve Anayasa Mahkemesinin seçimlerin iptal edilmesine
yönelik başvurusunun da kabul edilemez olarak nitelendirmesinin
ardından yaptığı başvuruyu da değerlendirdi.
AİHM, verdiği kararda yargılama sürecinin adil olmamasına ilişkin
şikayetlerle ilgili, mahalli idare niteliğinde olan Ankara
Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimiyle ilgili ihlal iddialarının
AİHS'in 6. maddesi kapsamında medeni haklardan olmadığını ve siyasi
haklara ilişkin olduğunu belirtti. AİHM, bu nedenle adil yargılanma
hakkına ilişkin şikayetin konu bakımından kabul edilemez olduğuna
karar verdi.
AİHM, aynı kararında, sözleşmeye Ek 1 No'lu Protokolün 3.
maddesinde ifade edilen serbest seçim hakkının yasama organının
seçimine ilişkin olduğuna, belediye başkanlığı gibi mahalli
idarelerin ise "yasama organının" parçasını oluşturmadığını
bildirdi. AİHM, belediye seçimlerinin Ek 1 No'lu Protokolün 3.
maddesi kapsamına girmediğine hükmetti.
Öte yandan AİHM, 30 Mart 2014'teki yerel seçimlerde CHP'den
Balıkesir Burhaniye Belediye Başkanı adayı olan ancak seçilemeyen
Fikret Akova tarafından yapılan benzer nitelikteki başvurunun da
aynı gerekçelerle konu bakımından kabul edilemez olduğunu
kararlaştırdı.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
