Gaziantep Teknokent'te 2 mühendis, 3 ay gibi kısa sürede
ürettikleri akıllı saati, dünyanın dört bir yanına satıyor.
Mustafa Tülü ve Enes Çaldır, büyük bir firmada baş mühendis olarak
çalışırken işten ayrılıp Ar-Ge çalışmaları yapmak üzere "Argex"
adında firma kurdu. Gaziantep Teknokent'e çalışmalarını sürüderen
mühendisler, 3 ayda hayata geçirdikleri akıllı saat projesiyle
dünyanın dört bir yanına ihracat yapmaya başladı.
Özellikle çocukların ve gençlerin elektronik ve programlama
öğrenmelerini ve bunu geliştirmelerini hedefleyen "watchX" adlı
saate en çok ilgiyi dünyaca ünlü teknoloji firmalarının bulunduğu
Japonya ve ABD gibi ülkeler gösteriyor.
Firmanın ortaklarından Tülü, Gaziantep Üniversitesi Fizik
Mühendisliği bölümünden mezun olduğunu, elektrik, elektronik
mühendisliği alanında da yüksek lisansının devam ettiğini
belirterek, arkadaşı tasarım mühendisi Enes Çaldır ile çalıştıkları
iş yerinden ayrılarak "Argex" adlı firmayı kurduklarını
söyledi.
İşten ayrıldıktan sonra çalışacakları bir ofisleri olmadığı için
her sabah 8'den akşam 17'ye kadar işe gider gibi kafede vakit
geçirerek akıllı saat projesinin temellerini attıklarını, 1 ay
sonra da "mobil ofislerini" GAÜN kütüphanesine taşıdıklarını ifade
eden Tülü, bir süre sonra Gaziantep Teknopark'a başvurduklarını ve
Target'in kuluçka merkezinden küçük bir ofis tahsis edildiğini ve
çalışmalarını burada sürdürdüklerini vurguladı.
"WatchX" adını verdiklerini ürünün "Arduino" olarak adlandırılan
geliştirme kartıyla ve "Scracth" görsel programlama diliyle uyumlu
bir akıllı saat olduğunu anlatan Tülü, şunları kaydetti:
"Çocukların ve gençlerin elektroniği ve programlamayı
deneyimleyerek öğrenmelerine yardımcı olacak bir geliştirme kartı.
Bu geliştirme kartının üzerinde bir çok sensör mevcut. İvme
ölçerden jireskopa (yön ölçümü veya ayarlamasında kullanılan,
açısal dengenin korunması ilkesiyle çalışan bir alet) sıcaklık
sensöründen basınç sensörüne kadar ayrıca bir ekran ve batarya
mevcut. Bunları ayrı ayrı alıp geliştirme yapmak istediğinizde bu
ciddi rakamlara mal oluyor. Ama biz bunların tamamını küçük bir
saat formatında kullanıcılara sunuyoruz. Bunun şöyle bir avantajı
var: Mevcut geliştirme kartlarıyla, genelde yapılan işlem masada
kalıyor. Burada hedeflediğimiz şey çocukların, gençlerin bu
watchx'i kullanarak yaptıkları şeyleri günlük hayatta
deneyimlemeleri. Bu deneyimlemeler sonucunda yaşadığı problemleri
iyileştirerek kendilerini bu alanda daha yetkin kılmaları."
GÖRSEL ÜÇ BOYUTLU TASARIM
Tülü, ürünün bir kasasının olmadığını, elektronik kart üzerine bir
kayış bağlayarak saat olarak kullanabildiklerini dile getirerek
asıl amaçlarının sadece programlamayı değil aynı zamanda kişilerin
görsel üç boyutlu tasarımı da öğrenmeleri ve deneyimlemeleri
olduğuna dikkati çekti.
Bununla ilgili olarak Gaziantep'te uluslararası bir firmayla
görüştüklerini, bunu Avrupa ve Amerika'daki ayaklarıyla
ilişkilendirerek tüm dünyada bir proje haline getirmeyi
hedeflediklerine işaret eden Tülü, "Çocukların sadece elektroniği
değil, endüstriyel tasarımı da öğrenmeleri için bir araç sunmuş
oluyoruz onlara. Bu ürünü bilgisayara, programlamaya ilgisi olan
ilk öğretimden itibaren ünivesite çağına kadar her yaştan insan
kullanabilir." diye konuştu.
Tülü, "watchX"in okullarda bir eğitim aracı olarak kullanılmasını
istediklerini, bununla alakalı elektronik ve robotik malzeme
tedarikçisi bir firmanın kendilerine destek olduğunu ve Türkiye
distribütörlüğünü üstlendiklerini dile getirerek, sözlerini şöyle
sürdürdü:
"Japonya'dan, Danimarka'dan ve Amerika'dan distrübitörlük için
konuştuğumuz firmalar var. Bu ürünü çıkarmadan önce kapsamlı bir
araştırma yaptık. Bu ürüne benzer bir ürün piyasada yok. O yüzden
ürünümüze çok güzel bir ilgi var ve güzel geri dönüşler alıyoruz.
Özellikle programlamaya ve elektroniğe meraklı insanlardan. Ürünün
pek çok malzemesini Uzakdoğu'dan temin ediyoruz. Paypal sisteminin
Türkiye'de kullanıma kapatılması zorluklara neden oluyor. Ürün
ödemesini banka üzerinden yaptığımızda bankaların komisyonları,
bazen aldığımız ürünün 8-10 katı kadar olabiliyor. WatchX'i biz
gerçekten Türkiye'de üretmek istiyoruz. Elektronik dizgisisini
yapıp dünyaya ihraç etmek istiyoruz. Ama şöyle bir problem var,
almak istediğimiz bir companenti Çin'den 0.6 dolara alıp Türkiye'ye
getirdiğimizde bu yaklaşık 1.5 dolar oluyor. Bu durumda bizim
Çin'den çalışacağımız bir üreticiyle Türkiye'de yapacağımız bir
üretim arasında çok büyük bir maaliyet farkı oluyor. İsteriz ki bu
ürünleri Türkiye'de üretip dünyaya pazarlayalım.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
