Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ, Temmuz-Eylül
2017 dönemini kapsayan Siber Tehdit Durum Raporu'nu açıkladı.
STM raporunda, öne çıkan siber tehditlerin başında 2011'den beri
faaliyette olan siber korsan grubu Dragonfly'a dikkat çekildi. Doğu
Avrupa kökenli bu espiyonaj grup, geçen yıllarda değişik
ülkelerdeki enerji firmalarına ait kritik altyapılara karşı
gerçekleştirdiği karmaşık siber casusluk saldırılarından sorumlu
olarak biliniyor. 2015 yılı Aralık ayına kadar sessiz kalan grubun,
bu kez tahrip amaçlı DragonFly 2.0 saldırılarının hedeflerinde
özellikle İsviçre, ABD ve Türkiye'deki kritik enerji tesislerinin
olduğu belirtiliyor. İstanbul ile Trakya Bölgesi'nde yaşanan geniş
çaplı elektrik kesintilerinin ana nedeninin de Dragonfly
saldırıları ile ilişkili olduğu değerlendiriliyor.
Raporda, ayrıca ilk dijital para birimi "Bitcoin" cephesinde
gerçekleştirilen siber saldırılara yer verildi. Son dönemde yaşanan
Bitcoin hırsızlıkları anımsatılan raporda, Bitcoin kullanımına
paralel olarak bu para birimini hedef alan siber saldırıların
artacağı belirtildi.
"BlueBorne" saldırıları ise 5 milyardan fazla cihazı
etkileyebilecek büyüklükte bir risk olarak gösterildi. Akıllı
telefonlar, akıllı televizyonlar, dizüstü bilgisayarlar, saatler
hatta bazı otomobillerin ses sistemleri gibi Bluetooth özelliği
olan hemen hemen tüm cihaz, bu saldırı tehdidi altında bulunuyor.
"BlueBorne" saldırılarının geçen aylarda dünya genelinde birçok
şirket ve kuruluşa zarar veren WannaCry'a benzer şekilde
yayılabileceğinden endişe ediliyor.
OTOMOTİV SEKTÖRÜNÜ DE OLUMSUZ ETKİLEDİ
Raporda, benzer yöntemlerle modern otomobillerin de tehditlere
hedef olabildiğine yer verildi. Son dönemde gerçekleşen Renault
saldırısı dikkate alındığında otomobillerin hava yastığı, fren,
park sensörü ve benzeri güvenlik sistemleri gibi değişik
bileşenlerinin yerinde veya uzaktan erişimle saldırganlar
tarafından devre dışı bırakılabildiği vurgulandı.
Otomobil üreticilerinin ağ güvenliğine yönelik alacakları karşı
tedbirlerle zafiyeti azaltabilecekleri, tam çözümün ise ancak
gelecek kuşak otomobillere uygulanabileceğini ifade ediyor.
Mini İnsansız Hava Aracı (İHA), genel olarak bilinen adıyla
"drone"ların da gelecekte tehlike oluşturabileceği belirtiliyor.
Mini İHA'ların basit ve hızlı kuruluma sahip olması, çoğunlukla
şifresiz iletişim kanalı kullanması ele geçirilmesini kolay hale
getiriyor. Dronejacking olarak da adlandırılan mini İHA ele geçirme
saldırılarının yakın gelecekte siber suçlar arasında popülerlik
kazanacağı öngörülüyor.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
