Milli takımda büyük kaos sesleri

Fransa’da düzenlenen EURO 2016’da ilk 2 maçını kaybeden A Milli takımda, İspanya mağlubiyeti sonrası kaos iddiaları ortaya atıldı.

Muhammed İsmail YILMAZ / AjansHaber

EURO 2016 D grubunda Hırvatistan, İspanya ve Çek Cumhuriyeti ile mücadele eden Türkiye, ilk 2 maçını kaybedince hayal kırıklığı yaşadı. Türkiye, gruptan çıkma şansını büyük oranda yitirirken takım içi huzursuzluklar olduğu da iddia edildi. Avrupa Şampiyonası’na katılım primini Burak Yılmaz’ın alamaması üzerine şikayette bulunması, huzursuzluğun da başlangıcı oldu. Teknik direktör Fatih Terim de, ‘takım içinde bazı problemler yaşadık’ açıklamasıyla bu iddiaları güçlendirdi.

A Milli takımdaki prim krizi ve bu krizin etkilerini AjansHaber’e değerlendiren spor yorumcusu Esat Yılmaer, “Bizim milli takımlarımızda dünya üzerinde hiçbir yerde görülmeyen garip bir prim anlayışı var. Turnuvaya gittik çok yüksek miktarlarda prim ödendi, tabi ki bunun getirisi oldu. Sonuca endeksli milletiz başarısız olduk mu, hemen arkasında bir şey arıyoruz. Milli takım içinde sıkıntılar olduğu da bir gerçek. Bizim bu tür tartışmaların önüne geçmek için bu ödül politikasını, prim politikasını masaya yatırıp tartışmamız ve yeni bir yönetmelik çıkarmamız veya anlayış getirmemiz lazım. Bir futbolcu, bir sporcu ülkesini temsil ediyorsa bundan büyük gurur olmamalı, hiçbir ödül onun önüne geçmemeli” dedi.

Spor Yorumcusu Esat Yılmaer, A Milli takımdaki prim krizini AjansHaber’e şöyle değerlendirdi:

“MİLLİ TAKIMIMIZDA GARİP BİR PRİM ANLAYIŞI VAR”

Türkçemizde çok güzel bir söz var “Ateş olmayan yerden duman çıkmaz” diye. Maalesef bu tür iddialar bizim başarısız olduğumuz her turnuvadan sonra ortaya çıkıyor. Bizim milli takımlarımızda dünya üzerinde hiçbir yerde görülmeyen garip bir prim anlayışı var. Turnuvaya gittik çok yüksek miktarlarda prim ödendi, tabi ki bunun getirisi oldu. Ödemelerde yanlış anlaşılma var daha önce katılımı gibi şeylerle ikiye bölünmüş. Oyuncuların daha fazla talebi var. Bu tarz dedikodular başarısız olduğumuz her turnuvadan sonra ortaya çıkıyor. Biz bunların hepsini gördük ama futbolcuların bir kısmı da böyle bir olayın olmadığını ifade ediyorlar. Sonuç olarak başarısız olduğumuz zaman bunun arkasında bir şey arayıp komplo teorileri üretmekte mahiriz. Şimdi de aynı şeyi yaşıyoruz.

“TERİM VE FEDERASYON ORTAMI YUMUŞATMALI”

Sonuca endeksli milletiz başarısız olduk mu hemen arkasında bir şey arıyoruz. Milli takım içinde sıkıntılar olduğu da bir gerçek. Bu sahaya da yansıyor. Çözümü de Terim’in ve Federasyonun, futbolcularla bir araya gelip bu ortamı yumuşatmaları gerekiyor ama gelinen şu günlerde bu pek yumuşayacak gibi durmuyor.

“SPORDA BAŞARILI OLMANIN PRİMDEN GEÇTİĞİNE İNANIYORUZ”

Bütün futbolcular profesyonel geçimlerini bu paralar ile sağlıyorlar. Elbette ki milli formanın değeri, orada yer almak çok farklı. Bu geçmişte çok daha fazla böyleydi ama giderek değişen ekonomik koşullar parayı öne çıkardı. Biz bir de sporda başarılı olmanın ödülden, primden geçtiğine inanıyoruz. Bu sadece futbol için değil tüm sporlarda böyle. Mesela olimpiyatlarda verilen yüksek ödüller sonucu ortaya çıkan doping olayları da bunun başka göstergesi.

“BİR FUTBOLCU MİLLİ FORMAYI GİYİYORSA BÜYÜK GURUR DUYMALI, HİÇBİR ÖDÜL ONUN ÖNÜNE GEÇMEMELİ”

Bizim spor politikamızı gözden geçirmemiz parayla motive etme anlayışımızın değişmesi gerekiyor. Dünya ne yapıyorsa onu yapmalıyız.  Elbette ki sporcu emeğinin karşılığını almak ister ama ölçütler bu kadar yüksek olduğu zaman bu tür tartışmaları da beraberinde getiriyor veya sporcuların başarılarını arttırmaları için bir takım spor dışı yollara sapmalarına neden oluyor. Bizim bu tür tartışmaların önüne geçmek için bu ödül politikasını, prim politikasını masaya yatırıp tartışmamız ve yeni bir yönetmelik çıkarmamız veya anlayış getirmemiz lazım. Bir futbolcu, bir sporcu ülkesini temsil ediyorsa bundan büyük gurur olmamalı, hiçbir ödül onun önüne geçmemeli.

“FATİH TERİM DE BİR YOL AYRIMINDA”

Elbette ki Fatih Terim de kırıldı, ona da ailesine de yapılan bir takım saldırılar onu da kırmış gibi. Dolayısıyla o da şu anda içinde bulunduğu durumdan hayli etkilenmiş vaziyette.  Basın toplantısında da bazı oyunculardan beklediği verimi alamadığını açık açık söyledi. Dolayısıyla o da bir yol ayrımında.

“YAPILANLARA ANLAM VERMEK MÜMKÜN DEĞİL”

Fatih Terim’in bu duruşunu da mazur görmek gerek. Sonuçta hepimiz insanız hepimizin bir dayanma noktası var. Üstelik Fatih Terim’i geçmişten de tanıyoruz. Ailesine yönelik bir hamle yapıldığı vakit son derece hassas ve kırılgan oluyor.  Doğrusu o yapılanlara da bir anlam ve yakışık vermek mümkün değil. Tek dileğim bu ıstırap şampiyonasının bizim açımızdan bir an önce bitmesi. Belki o zaman biraz huzura ereriz.

“BAZI OYUNCULAR GİDECEK, TERİM FATURAYI KENDİNE KESEBİLİR”

Mutlaka değişikler olacak. Bazı oyuncular gidecek. Belki Fatih Terim başarısızlığın faturasını kendine kesip görevi bırakacak. Her şey olabilir. Öyle sanıyorum ki Çek Cumhuriyeti maçında da her ne kadar “Biz bitti demeden bitmez” diyorsak da bu kez öyle olmayacak gibi görünüyor. İşler matematiksel olarak da zora girdi.

“BU İŞ FEDERASYONDA BAZI ÇATIRDAMALARA DA YOL AÇAR”

Dolayısıyla turnuva sonrasında futbolumuzda, milli takımımızda köklü değişikler olacak gibi. Hatta bu işin federasyonda bazı çatlamalara da yol açacağını düşünüyorum.

YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haberlerin tüm hakları AjansHaber’e aittir. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. AjansHaber tarafından üretilen haberlerin kaynak gösterilmeden kullanılması, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 36 ve 37. maddesine aykırıdır ve suç teşkil etmektedir. Ayrıca internet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ile ilgili olarak 4 Mayıs 2007 tarihinde kabul edilen 5651 sayılı internet yasasına göre de bu durum cezai işlem gerektirmektedir.

Yorumlar