Askere hukuki korumada ‘uyum hükümeti’ etkisi

Bakanlar Kurulu tarafından, askere hukuki korumayı da öngören yasa tasarısı Meclis'e sunuldu. Tasarı ile askerin soruşturulması da doğrudan başbakanın iznine tabi olacak.

Terörle mücadelede askere hukuki koruma öngören tasarı Meclis'e sunuldu. Tasarı, terörle mücadele operasyonlarına katılan askeri personelle ilgili soruşturma açılmasını ve yargılama yapılmasını izne bağlıyor.

SORUŞTURULMALARI BAŞBAKAN İZNİNE BAĞLANACAK

Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanlarının soruşturulması Başbakan iznine bağlanacak. Herhangi bir ilçedeki operasyonda görev yapan asker ya da kamu personelinin soruşturulması için ise kaymakam izni gerekecek.

Askere verilen yeni yetkileri ve soruşturmalarının izne bağlanmasına dair yasayı AjansHaber’e değerlendiren Emniyet İstihbarat Dairesi Eski Başkanı Bülent Orakoğlu, bu konuda siyasetin ilk kez hemfikir durumda olduğunun altını çizerek Başbakan Binali Yıldırım’ın Cumhurbaşkanı  Erdoğan ile olan uyumuna da dikkat çekti.

Emniyet İstihbarat Dairesi Eski Başkanı Bülent Orakoğlu, AjansHaber’e şu değerlendirmelerde bulundu:

“SİYASET İLK KEZ BÖYLE BİR KONUDA HEMFİKİR DURUMDA”

Bu ülkenin yararına olduğu hem MHP’nin hem de CHP’nin desteklerinden de ortaya çıkıyor. Siyaset ilk kez böyle bir konuda hemfikir durumda. Bu konjonktürel şartlarda alınmış önemli bir karar. Karşınızda klasik terörü aşan bir sistem var. Bir takım devletlerin gizli yapıların Türkiye’nin toprak bütünlüğünü tehdit ettiği görülüyor.

Bülent Orakoğlu

GEÇTİĞİMİZ DÖNEMLERDEKİ DARBE TEŞEBBÜSLERİNİ HATIRLAYALIM

Geçtiğimiz dönemlerde genelkurmay başkanının bile yargılayan darbe teşebbüsleri oldu. Bazı vesayetçi yapıların bitirilmesi operasyonu milli orduya kumpas haline dönüştü. Klasik terörü aşan saldırılarla karşı karşıya olunduğu aşikar. TSK’ya baktığımızda darbe içinde olmayan büyük bir kesim vardı ve bunlarda gelecek kaygısı vardı. Burada TSK’nın ileriki tarihlerde terörle mücadeleden dolayı sıkıntıya girmemesi nedeniyle güvence altına alınmış olduğunu görüyoruz.

BİNALİ YILDIRIM ETKİSİ

Burada Binali Yıldırım’ın gelişi ile birlikte teröre karşı hızlı kararlar alındığının da bir örneğini görüyoruz. Burada Cumhurbaşkanı ile Başbakan’ın uyumunu da görebiliriz. Bu kanunu MİT kanununa da benzetenler var, geçmiş dönemde MİT üzerinden hükümete yönelik bir operasyon yapılmıştı. Askeri darbeler süreci de hükümeti zora sokmuştu. Bu konuda darbe tehditlerinin kalmadığını görüyoruz. Yeni tehditlerin artık dışarıdan yapıldığını görüyoruz.

“GÜVENLİK GÜÇLERİNİN MÜCADELESİNİ GÜÇLENDİRECEK”

Terörle mücadeleye ilişkin yasalar, Paralel Yapı’nın FETÖ adını alması kararı, Bakanlar Kurulu’ndan alınan tavsiye kararı gibi önemli kararların ardından alınmış ve güvenlik güçlerinin mücadelesini güçlendirecek bir karar olarak önümüze çıkıyor. Burada askerlere verilen bazı yetkiler zaten bakanlar kurulu kararı ile veriliyordu. Çok da değişen bir şey yok. 65. Hükümetle eskiden valilerin kontrolünde olan yetkiler direk hükümete veriliyor. Zaten valiler de İçişleri’ne bağlıydı. Bu bakımdan çok büyük bir değişiklikle de karşı karşıya değiliz.

“OHAL’İN ENGELLENMESİNE YÖNELİK DE BİR ÇABADIR”

Siyasete de daha hızlı karar verebilme imkanı tanınıyor. Bu olağanüstü halin engellenmesine yönelik  de bir çabadır. Teröristlerin bulunduğu bir adrese girilmesi için gereken ve zaman kaybına neden olan sıkıntılar da burada ortadan kalkıyor. Arama kararları da 24 saat içinde yargıdan geçmiş olacak zaten.

YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haberlerin tüm hakları AjansHaber’e aittir. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. AjansHaber tarafından üretilen haberlerin kaynak gösterilmeden kullanılması, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 36 ve 37. maddesine aykırıdır ve suç teşkil etmektedir. Ayrıca internet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ile ilgili olarak 4 Mayıs 2007 tarihinde kabul edilen 5651 sayılı internet yasasına göre de bu durum cezai işlem gerektirmektedir.

Yorumlar