Artık seni sevmiyorum çekirge!

A Milli futbol takımımız dün gece alınan sonuçların ardından bir üst tura çıkma şansını kaybederek EURO 2016'ya veda etti.

Erhan Seven / AjansHaber

Hayvanlarla aram pek iyi değildir. Hayatımın hiçbir döneminde hayvan besleme istek ve sorumluluğum olmadı.
Ama bu hayvanları sevmediğim anlamına gelmez. Bir sokak köpeğinin size doğru yanaşarak mazlum ve masumca başını okşamasını istemesi, müthiş bir teslimiyet gibi gelir bana ve severim…

Kuşların cıvıltısı ve şakıması ruh dinginliği verir. Kuşlar arasında ayrım yapmam ama sapsarı kanarya görüntüsü cezp eder beni…

Eşektir ama gözü güzeldir mesela. İnektir süt verir, yararlıdır… Bu örnekleri arttırabiliriz.
Ama bugünlerde bir hayvanı sevmiyorum. O da çekirge…
Zıplaya zıplaya tarlalarda, bahçelerde uçuşan ortalama 4-5 santimetrelik bir hayvandır çekirge. Kanatlarını kullanırken çıkardığı ses, sessiz bir ortamda bir kilometre öteden bile duyulur. Orijinal adı da Caelifera ambri’dir.

NEDEN ÇEKİRGEYİ SEVMİYORUM?

A milli futbol takımımız bizlere bugüne kadar, başarıları tattırdılar. Yaşadığımız stresler, son anlarda alınan sonuçlarla mutluluğa dönüştü.

Ama gelen başarılar bir düzen, nizam ve intizam içinde değil, bir planlama, strateji, organizasyonla değil, maçların son anlarında yaşanan patlamalarla oldu. Futbolun stilini ve ekolunu oluşturamadık ama tüm dünyanın öğrendiği bir şekilde, son anlardaki sıçramalarımız ile hayata tutunduk.
Tıpkı çekirge gibi…
2008 Avrupa Şampiyonası’nda İsviçre’ye karşı yenik duruma düştük. Yoğun yağmur altında 2-1 yenerek umutlandık. Grubun son maçında Çek Cumhuriyetine karşı 2-0 geriden gelip, son üç dakikada iki gol bularak 3-2 kazandık ve gruptan çıktık.

Çekirge, zıpladı da zıpladı…

Çeyrek finalde Hırvatistan’dan uzatma bölümünde 119. dakikada gölü yedik ama 120 artı 1’de bulduğumuz golle çeyrek finale çıktık.

Çekirgeler havada uçuştu adeta…

2016 Fransa Avrupa Şampiyonası’na katılmak için grup maçları oynadık. Çok kötü başladık ilk üç maçta. Ama sonrasında kalan 7 maçta olmayacak işleri yaptık. Hatta son dakikada İzlanda’yı Selçuk’un frikik golüyle yendik. Bu da yetmedi. Diğer gruplardaki maçlarda takımlar istediğimiz gibi sonuçlar alınca doğrudan Paris bileti aldık.
Anlayacağınız çekirge sürüsü halinde zıpladık Allah zıpladık…

12 Haziran’da Paris’te şampiyona serüvenimiz iyi başlamadı. Önce Hırvatistan’a 1-0, sonra da İspanya 3-0 kaybettik. Her iki maçta da çok kötü oynadık. Sıfır mücadele, coşku ve azim vardı.

Ama son maçta Çekleri 2-0 yenince tekrar gruptan çıkmak için ümitlendik. Hatta Terim’in ifadesiyle şansımız yüzde 80-90’lara çıkmıştı.

Yani anlayacağınız çekirge öyle bir zıplamıştı ki, Paris semalarında görülmüştü.
Ama her şey bitmemişti. İtalya, Belçika ve Macaristan’dan iyi haberler bekliyorduk. Macarlar çekirgeyi üç kere zıplattı ve Nevada çöllerinde uzay mekiği düşmüş Amerikalı gibi üç kez yere çakıldık. Ronaldo ve arkadaşımız Nani çekirgeyi düşürdü.
Gecenin ilerleyen saatlerinde Belçika, ülkesindeki Emirdağlıların yüzü suyu hürmetine olsa gerek bizim istediğimiz sonucu aldı. Ama yedek İtalya, İrlanda’ya bir beş dakika daha dayanamadı.
Zaten ‘el elin eşeğini ıslık çala çala arar’ diye bir laftır güzel Anadolumuzda.
Sonuçta Çek maçıyla Paris’te bir kez daha görülen çekirge, zıplayamadı ve milli takımımız elendi.
Bu nedenle bugüne kadar sempatiyle baktığım çekirgeyi artık sevmiyorum.

EKOLUMUZ OLSUN ARTIK

Bizim gibi futbolsever, milli takım sever insanların bir beklentisi var futbolu yöneten ortak akıldan. Ya da ‘ben’ duygusunu en üst seviyede yaşayan kişi ya da kişilerden. Artık stilimiz ve ekolumuz ‘çekirgecilik’ olmamalı. Tamam coşku, hırs, azim her zaman olsun. Ama bunlar yan unsur olarak takımımızı desteklesin.

Bu yan unsurlar olmayınca takımımız, hiçbir şey yapamıyor. Ama biz istiyoruz ki, artık milli takımımız bir futbol kurgusu ve taktiği içinde oynasın.

Çok şey mi istiyoruz? 350 bin nüfuslu İzlanda yaptı bunu, bir haber vereyim dedim.

YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haberlerin tüm hakları AjansHaber’e aittir. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. AjansHaber tarafından üretilen haberlerin kaynak gösterilmeden kullanılması, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 36 ve 37. maddesine aykırıdır ve suç teşkil etmektedir. Ayrıca internet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ile ilgili olarak 4 Mayıs 2007 tarihinde kabul edilen 5651 sayılı internet yasasına göre de bu durum cezai işlem gerektirmektedir.

Yorumlar