Yusuf Girayalp Atan

Yusuf Girayalp Atan girayatan@gmail.com

Türkiye ekonomisinin geleceği

Türkiye ekonomisi uzun yıllar dış finansman ile büyüdü.

Yüksek faiz düşük kur politikasıyla birlikte ithalat arttı, ihracat ise olması gerekenin çok altında gerçekleşti.

Bundan dolayı ihracatın, ithalatı karşılama oranı düşük kaldı.

2008 küresel finans krizinin ardından ABD’nin ve AB’nin parasal genişleme politikasıyla dış finansman ile büyüme devam etti.

Ta ki, 2013’te FED eski başkanı Bernanke’nin bilançonun küçüleceği ifadelerinin etkisinin görülmesine kadar.

ABD merkez bankası FED’in faiz artırımı ve küresel ekonomide artan korumacı politikalara bir de Türkiye’de Gezi olayları, 17/25 Emniyet ve Yargı Darbe girişimi, gibi siyasi olaylar eklenince Türkiye ekonomisi ciddi bir problemle karşı karşıya kaldı.

Ancak Türkiye bu dönemde ciddi çalışmaların hazırlıklarını da başlatmıştı.

Başta savunma sanayi olmak üzere yerli sanayisini geliştirme adımları attı. Ancak teknoloji yoğun ürünler olduğundan dolayı meyvelerini ancak orta ve uzun vadede toplayacaktı.

Savunma sanayide yapılan ar-ge çalışmaları diğer sektörlere de yayılmaya başlıyordu.

Türkiye’nin yerli sanayisini geliştirmeye çalıştığı bu dönemde gerek yurt içinde gerekse içinde bulunduğu coğrafyada krizlerin ardı arkası kesilmiyordu.

Bir yandan iç meselelerle boğuşan Türkiye diğer yandan bekası gereği çevresinde olup bitenlere sessiz kalamazdı.

İzlediği dış politikalar ile içeride yaşanan krizler asla birbirlerinden bağımsız değildi elbette.

Ancak bu dönemde Türkiye’nin yaptığı kritik hatalar da yok değildi.

Dış finansman ile ekonominin büyüdüğü dönemlerde ar-ge yatırımlarının artırılması yerine inşaat sektörüne yatırım yaparak hızlı büyümeyi tercih etti.

İnşaat sektörü sayesinde kısa vadeli hızlı büyümeyi yakalasa da bu strateji orta ve uzun vadede problemlerin yaşanmasına neden oldu.

Çünkü inşaat sektörüne verilen teşvikler başta bazı sanayiciler olmak üzere küçük esnafın bile inşaat sektörüne yönelmesine ve büyük bir arz artışı yaşanmasına neden oldu.

Bu durum diğer sektörlerin olması gerekenden daha zayıf büyümesine yol açtı.

Bugün inşaat sektörüne bakıldığında Türkiye’nin yıllık konut ihtiyacı altı yüz bin iken mevcut konut stokunun iki milyon civarında olduğu görülmektedir. Yani yeni konut yapılmadığı takdirde üç yıl yetecek kadar konut stokuna sahip olduğumuzu görüyoruz.

Türkiye ekonomisi büyük bir değişim ve dönüşüm sürecine girmiştir.

Artık yerli sanayisini geliştirmek üzere önemli adımlar atmaya başlamıştır. Nitekim 2018 yılı mayıs ayında açıklanan 135 milyar TL’lik teşvik paketi de bunun ilanıdır. İthal edilen ürünlerin yerlileştirilmesi için adımlar atılmaktadır.

Yerli otomobilden ilaç sanayine, tarımsal teknolojilerden raylı sistemlere, yenilenebilir enerji teknolojilerinden tıbbi cihazlar ve sağlık teknolojilerine, ham petrol işleme rafinerisinden karbon elyaf ve kompozit malzemelerine kadar stratejik ürünleri yurt içinde üretmek için adım atıldı.

Bu durum elbette ki; bize ve potansiyel müşterilerimize hâlihazırda mal satanları memnun etmedi.

Onlar da hemen atağa geçtiler ve dolar üzerinden üzerimize gelmeye başladılar.

Süreç elbette ki kolay olmayacaktır. Ancak olması gereken de budur.

Önce küreselleşme değil önce millileşme hamlesi gerçekleştirilmelidir.

Yerli sanayi geliştirilirken de küresel markalar oluşturmak için büyük yatırımlar yapılmalıdır. Üretilen ürünlerin dünyaya pazarlanması gerekmektedir.

Ekonominin milleşmesi ülkenin bağımsızlığı için gereklidir. Yerli ürünlerin artırılması ve bunların dünyaya pazarlanması ekonomik güvenlik için de milli güvenlik için de önemlidir.

Yalnız bu konuda katma değeri yükseltmek için daha fazla ar-ge ve inovasyon yapılması gereklidir.

Bilgiye yatırım yapılmalı ki geçmiş dönemlerde yapılan hatalar tekrarlanmasın. Bu konuda sanayi ve ticaret dünyamızın akademik üniversite dünyasıyla iş birliğini artırması gerekmektedir.

Bu sağlanmadığı takdirde düşük katma değerli, orta gelir tuzağına takılmış bir ekonomik hattan çıkamayız.

Başardığımız takdirde de önümüzdeki yüz yıl Türkiye’nin yüzyılı olur.

Diğer Yazıları

Yorumlar