Prof. Dr. Derya Karadeniz, uykunun yaşam için mutlak gerekli
olan bir süreç olduğuna işaret ederek, bu sürecin, özelliklerine
bakıldığında bebeklik, çocukluk, ergenlik, erişkin ve yaşlılık
döneminde farklılıklar gösterdiğini aktardı.
Uykuda olan herhangi bir hastalık ya da bozukluğun, direkt olarak
uyanıklığı etkilediğini ve birçok hastalığın ortaya çıkmasını
tetiklediğini vurgulayan Karadeniz, normal uykunun süresinin, gelme
zamanının, sabah uyanabilme hızının ve uyanma eşiğinin, her kişide
farklılık gösterdiğini ifade etti.
Karadeniz, bunun doğuştan itibaren, genetik olarak farklı olduğunu
ve uykunun kişinin parmak izi gibi görülebileceğini belirterek,
uyku hastalıklarının psikiyatrik sorunlar olmadığına dikkati
çekti.
Uyku hastalıklarının, uyku-uyanıklık mekanizmalarının bozulması
sonucu ortaya çıkan sağlık sorunları olduğunu aktaran Karadeniz,
bunların çeşitli kategorilere ayrıldığını ve bu anlamda 80 üzerinde
hastalık tanımlandığını kaydetti.
Karadeniz, "Bunlar, tanıları net olarak saptanan ve tedavi
edilebilir hastalıklar. Hastalıkların birçoğu kronik ama ömür boyu
da tedavileri süren ve tedaviye çok iyi yanıt alınan sorunlar."
ifadelerini kullandı.
Karadeniz, uyku hastalıkları arasında uykusuzlukla seyreden
sorunlara ilişkin bilgi vererek, bunların uyku-uyanıklık
mekanizmalarının bozulması sonucu ortaya çıktığını ve kendi içinde
8-10 hastalığı barındırdığını bildirdi.
Diğer kategoride ise uykuda solunum bozukluklarının yer aldığını
anlatan Karadeniz, şu değerlendirmede bulundu:
"Genel olarak toplumda uyku apnesi ya da uyku apne sendromu olarak
bilinen bir hastalık var. Uykuda solunum bozuklukları kendi içinde
18 hastalık barındırıyor. Uyku apnesi, uykuda kişinin farkında
olmadığı, solunumda durma, azalma, zorlanma ve beraberinde
oksijende düşme, kalp ritminde bozulma, kalbin kan atım gücünde
azalma, beynin kanlanması ve oksijenlenmesinde bozulmayla
seyrediyor. Dolayısıyla kalp ve beyin başta olmak üzere bütün
vücuda hasar veren ve eğer tedavi edilmezse kişinin yaşam ömrünü
kısaltan, başta hipertansiyon olmak üzere, kalp hastalıkları ve
diyabete kadar gidecek sorunlara neden olan bir hastalık grubundan
bahsediyoruz."
"HER UYKU HASTALIK GRUBUNUN FARKLI BELİRTİLERİ
VAR"
Prof. Dr. Karadeniz, diğer sorunlar arasında ise kişinin gündüz
uyanık kalamaması, uyanıklığı sürdürememesi ile şekillenen
hipersomni, huzursuz bacak sendromu olmak üzere uykuda hareket
bozuklukları, uykuda kalkıp yürüme, bağırıp çağırma, farkında
olmadan yemek yeme, altına ıslatma olarak bilinen parasomni
şeklinde sıralanabileceğini belirterek, şunları kaydetti:
"Her uyku hastalık grubunun farklı belirtileri var. Uykuya dalmada
zorluk, uykuyu sürdürmede zorluk, çok sık uyanma ya da sabah çok
erken saatte uyanıp bir daha uyuyamama, yorgun uyanma, gün içinde
uyku ihtiyacı ya da uyuklama, gün içinde konsantrasyon bozukluğu,
dikkat azlığı, unutkanlık, normal beslenmeye karşın giderek kilo
alma, çeşitli yöntemlere rağmen kilo verememe, cinsel
fonksiyonlarda yaşa bağlı olmayan yani yaşla uyumsuz bozulma,
unutkanlık, sinirlilik, gerginlik ve hatta sonuç olarak depresyon,
bunların hepsi uyku hastalıklarının belirtileridir. Uyku
hastalıkları sadece geceye özgü belirtilerle gitmez, tam tersi
aslında hastalığın belirtileri gündüze aittir. Bu noktada eğer bir
uyku hastalığından şüpheleniliyor ise uyku tetkiki yapmak gerekir.
Tabii bunu da uyku konusunda uzmanlaşmış ve bu konuda eğitim almış
hekimlerin yapması gerekiyor. Çünkü uyku artık tıbbi olarak
bağımsız bir bilim dalı."
Uyku hastasının değerlendirilmesinin detaylı bir işlem olduğuna
işaret eden Karadeniz, Türkiye'de uykunun tıbbi olarak çok hızlı
bir ivmeyle ilerlediğini sözlerine ekledi.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
