Suriye Nur Derneği Başkanı Dr. Mehdi Davut, Türkiye'ye sığınan
Suriyeli doktorların yaşadığı sıkıntıları ve dernek olarak sağlık
konusunda ne tür çalışmalar yaptıklarını anlattı.
Dr. Davut, kurucuları çoğunlukla hekimlerden oluşan Derneğin
2012'de faaliyete başladığını ve iç savaşın ilk yıllarında ülke
içerisinde sağlık çalışmalarını yürüttüğünü söyledi.
Protestoların ilk başladığı dönemde gizli sahra hastahaneleri
kurduklarını, acilde kullanılan malzemeleri ise ancak Türkiye'den
temin ederek gönderebildiklerini belirten Davut, "Anestezi
malzemelerini oradan almak da çok sıkıntılıydı, çünkü anestezi
malzemeleri daha çok Suriye devletinin kontrolü altında temin
edilebildiği için satın alınması durumunda rejim tarafından muhalif
olarak değerlendirilip gözaltına alınıyordu." dedi.
Davut, bu nedenle Suriye'deki sağlıkçılara ellerinden geldiğinde
Türkiye'den destek vermeye çalıştıklarını söyledi.
Daha sonra silahlı mücadelenin şiddetlendiğini ve doktorlara da çok
fazla baskı uygulandığını ifade eden Davut, Esed rejiminin insani
kriterleri yok saydığı için hiç kimsenin muhalifleri tedavi
edemediğini dile getirdi.
Dr. Mehdi Davut, şöyle konuştu:
"Biliyorsunuz doktorlar mezun olurken yemin ederler, 'Bana kim
gelirse gelsin, düşmanım bile olsa tedavi ederim' diye. Ama Esed
rejimi insani kriterleri yok saydığı için hiç kimse muhalifleri
tedavi etmek bir yana, pansuman bile yapamadı. Muhaliflere yardım
eden doktorlar ve hemşireler gözaltına alınıyor, işkence görüyor ve
hatta öldürülüyorlardı. Bu süreç başlayınca Suriyeli doktorlar
diğer öğretmenler ve insanlar gibi memleketlerini bırakmak zorunda
kaldı. Çoğu da hala Suriye'de insanlara destek olmaya
çalışıyor."
"SURİYELİ BÜYÜK CERRAH VE PROFESÖRLER VAR"
Savaş nedeniyle Türkiye'ye gelen Suriyeli doktorların yaşadığı en
büyük problemin denklik olduğunu aktaran Davut, konuşmasını şöyle
sürdürdü:
"Bu nedenle Suriyeli doktorlar Türkiye'de iş yapamıyor. Bu sırada
da ülkedeki Suriyelilerin sayısı da çoğaldı. İnsanlar hastahaneye
gidiyor, dil dolayısıyla iletişimsizlik problemi yaşıyor. O zaman
sağlık hizmetlerinin ücretsiz olacağına dair bir genelge de yoktu.
İnsanların bir maddi sıkıntısı da vardı aslında. Suriye Nur Derneği
olarak biz bu doktorlarımızı çalıştırarak insanlarımıza hizmet
etmeye çalıştık. Hem de Suriyeli doktorları Türkiye'de tutmaya
çalıştık. Çünkü biz dernek olarak biliyoruz ki Avrupa'ya giden
beyin göçünün tekrar Türkiye'ye dönme durumu çok zor ve dönemezler.
Bu durum sonunda, biz ve Türkiye için büyük bir kayıp olacak."
Dr. Davut, Suriyeli sığınmacılara yönelik yaptıkları çalışmalar
hakkında ise "Biz gönüllü sağlık merkezlerini oluşturduk. Tabii bu
hizmeti biz gayri resmi olarak veriyorduk, çünkü derneklerin sağlık
hizmeti sunabilmesine imkan veren ne bir genelge ne de kanun vardı.
Başbakanlık, Sağlık Bakanlığı yoluyla daha sonra bir genelge
çıkardı. Bu genelge geçici sağlık merkezlerinin dernekler
tarafından yönetilebilirliğini sağladı. Buralara 6 ay süreyle izin
veriliyordu, 6 ayın sonunda da izni uzatabiliyorduk. Ancak ne yazık
ki bir seneden beri bu uygulama iptal edildi. Doktorlar yine onlara
gelen hastalara bakıyor ama daha önce legal şekilde bakarlarken
şimdi illegal olarak bakıyorlar." ifadelerini kullandı.
Suriyeli doktorların, bazı Avrupa ve Körfez ülkelerinde denklik
alabildiğini, bu imkanın Türkiye'de de sağlanabilmesini
istediklerini aktaran Davut, "Aslında Suriyeli büyük cerrah ve
profesörler var. Büyük bir bilgi kaynağı ve tecrübe var. Şu anki
şartlarda Türkiye sanki bunlardan faydalanamayacak gibi gözüküyor."
görüşünü dile getirdi.
Davut, Suriyeli doktorların Türkiye'de rahatlıkla mesleklerini
sürdürebilmeleri için yetkililerden destek beklediklerini sözlerine
ekledi.
"DOKTORLAR RAHAT OLMASI LAZIM Kİ BECERİLERİNİ
SERGİLEYEBİLSİN"
Suriyeli Kadın hastalıkları Uzmanı Dr. Roudda Dawalibi de 4 yıldır
Türkiye'de bulunduğunu, Dernek ile beraber sağlık hizmeti verdiğini
ancak en büyük sıkıntılarının, dernekte sağlık hizmeti verdikleri
için, kendileriyle hastahaneler arasında kopukluk olduğunu, bunun
da hastalar için büyük sıkıntı oluşturduğunu aktardı.
Dernek olarak Suriyeli sığınmacıların sağlık ihtiyaçlarını
kapatmaya çalıştıklarını ama ihtiyacın fazla olduğunu ifade eden
Dawalibi, "Ben bir Suriyeli doktor olarak tüm Suriyeli doktorlar
adına bunu söyleyebilirim, Türkiye hükümeti buna çözüm bulma
aşamasına geçmeli, bu durum hem Suriyeli hem Türk vatandaşları
içinde faydalı olacaktır. Tabii bu hizmetleri sunabilmemiz için
yasal bir zemin olması ve doktorların rahat olması lazım ki
becerilerini sergileyebilsin. Bu kadar tecrübe, bu kadar bilgi ama
maalesef biz bunu sunamıyoruz." diye konuştu.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
