Akdağ, Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan ile Mersin Şehir
Hastanesi'nde incelemelerde bulunmak için geldiği kentte, Vali
Özdemir Çakacak'ı makamında ziyaret etti.
Burada bir konuşma yapan Akdağ, Mersin'i çok sevdiğini, şehir
hastanesi nedeniyle de kente daha sık gelip gideceklerini
belirtti.
Şehir hastanesinin geldiği son noktayı görmek için kentte
bulunduğunu ifade eden Akdağ, şöyle konuştu:
"3 Şubat Cuma günü saat 14.30'da Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın
Başbakanımız Türkiye'nin ilk şehir hastanesinin resmi açılışını
yapacaklar. Bu gerçekten bizim için heyecan verici. Şehir
hastaneleri sadece mükemmel birer binalar değil, şehir hastaneleri
sadece o binaların içerisindeki yüksek teknoloji imkanları ve bu
imkanlarla verilecek üst seviyede sağlık hizmetleri, konforlu bakım
değil, şehir hastaneleri bir zihniyet değişimi aynı zamanda.
Sağlıkta dönüşüm programımızın 2. döneminde, 2. fazın
hastanecilikteki yeni adı şehir hastaneleri dönemidir. Ben çok
iddialı olmayı sevmiyorum ama şunu rahatça söyleyebilirim, Mersin
Şehir Hastanesinin ayarında bir hastaneyi bugün Avrupa'da
bulamazsınız. Belki Amerika'da benzer hastaneler var. Böylesine bir
zihniyette yaklaşımda bu hastaneyi inşa ettik ve inşa etmeye devam
edeceğiz. İçinde bulunduğumuz sene Allah nasip ederse 6 ile 8
hastaneyi hizmete sokacağız. Mersin'in peşine Yozgat'ta onun peşine
Isparta'yı daha sonra yıl sonuna doğru inşallah ilgili firma
yetiştirebilirse, Ankara Bilkent'teki hastaneyi hizmete koyacağız.
Milletimize layık olan da budur. Bu millet gerçekten her fırsatta
hele hele 15 Temmuz'da şunu gösterdi, bizler milletimiz için ne
kadar hizmet etsek, ne kadar milletimizin rahatını huzurunu üstün
bir seviyeye çıkarmaya gayret etsek azdır. Buna devam
edeceğiz."
Akdağ, projenin gerçekleştirilmesinde emeği geçenlere teşekkür
ederek, herkesin böyle mükemmel bir eserde emeği bulunduğunu ve arı
gibi çalıştıklarını aktardı.
Son birkaç aydır hastanede müthiş bir çalışma temposu yaşandığını
vurgulayan Akdağ, şunları söyledi:
"Söylediğim gibi el birliği olmasa herkes birlikte gönlünü bu
meseleye koymasa, bu büyük eseri bu kadar kısa zamanda
tamamlayamazdık. Dünyadaki örneklerine de baktığımızda bu kadar
süratle böyle büyük bir eserin bitirildiği örnekler son derece az.
Düşünün 370 bin metrekare kapalı alanı olan çok kompleks bir bina
inşa ediyorsunuz. Hastaneler sadece duvarlarını örmekle içerisine
cihaz koymakla hastane olmuyor. Her bir odasının,
ameliyathanesinin, yoğun bakım odasının özel uzmanlarca incelenip
tıbbi açıdan hizmet verebilir kaydı alması gerekiyor. 2013'ün
sonunda temel atmışız. Yani 3 sene de bitirmişiz. 3 sene içerisinde
biz böylesine büyük bir eseri Mersinlimizin ve bütün bölgemizin
hizmetine takdim edecek olmaktan iftihar ediyoruz."
Nisan ayında referanduma gidileceğini anımsatan Bakan Akdağ,
"Burada da milletimizin ferasetine güveniyoruz. Ne zaman ihtiyaç
olduysa, ne zaman güçlü bir Türkiye için, istikrar için ne zaman bu
milletin bekası, geleceği için ihtiyaç olduysa millet saf tuttu.
Omuz omuza verdi. Allah'ın izniyle inşallah nisan referandumunda
bunu yaşayacağız." dedi.
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Akdağ, hastane inşaatında
gecikme olmadığını belirterek, şunları söyledi:
"Bu işlerde 2-3 ay çok tabii işler. Gerçekten bir hastaneyi hele
hele böylesine devasa bir hastaneyi hizmete sokmak kolay bir iş
değil. Siz geri planda mutfakta yapılan işleri bilseniz. Yüzlerce
arkadaşımız gece gündüz 3 vardiya çalışıyorlar. Söylediğim gibi 1
ameliyathaneye hasta almanız için o ameliyathanenin nem oranından
tutun havada asılı toz miktarına, ısısına varıncaya kadar her türlü
şartları çok dikkat ve kontrol ediliyor olmalı. Bunlar önceden
testlere tabi tutuluyor. Hastanenin birçok bölümü böyle. Böyle bir
hastaneyi bu kadar kısa sürede tamamlamak ve vatandaşın hizmetine
sunmak her ülkenin başarabileceği bir iş değil. Bu ancak Türkiye
Cumhuriyeti'nin, sağlıkta büyük bir muvaffakiyet yakalamış olan bir
ülkenin işidir. Allah'a şükür biz de bunu gerçekleştiriyoruz."
Başka bir gazetecinin "Avrupa Birliği kapsamında en az doktor
yetiştiren ülkelerden birisi olarak görülüyoruz. Devrim
yapıyorsunuz ve bu kadar çok hastane yapıyorsunuz. Peki şu andaki
tıp fakültelerinde yetişen doktorlarımız bu talebi karşılayabilecek
mi? şeklindeki sorusuna da Akdağ, şu yanıtı verdi:
"53 ülke Dünya Sağlık Örgütü'nün Avrupa bölgesinin çatısı altında.
Bu 53 ülke içerisinde doktor sayısı nüfusuna göre geride olan ülke
biziz. Bir tek Bosna Herkes'te bizden daha az doktor var yani 52.
sıradayız. Tıp fakültelerimize yılda 4 bin 500 öğrenci alınıyordu
AK Parti olarak iktidar olduğumuz zaman. Bunun kavgasını çok
verdik. Ben şahsen kavgasını çok verdim. Buna ciddi bir direnç
vardı. Bu fikrin yanına bile yaklaşılmıyordu bir zamanlar. Şimdi
tıp fakültelerimize yılda 12 bin öğrenci alınıyor. Yani 4 bin
500'den 12 bine çıkışı düşünün. Bu sayı inşallah bize 2023'e kadar
ihtiyacımız olan doktor sayısına büyük ölçüde ulaşmamızı
sağlayacak. En dipten başladık belli bir atılım içerisindeyiz."
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
