Halk arasında "saman nezlesi" ya da "bahar alerjisi" olarak bilinen
"alerjik rinit"in, polene karşı aşırı duyarlı kişilerde "burun
akıntısı, öksürük, gözlerde yaşarma, kızarma ve kaşıntı" gibi
belirtiler gösterdiği, bunun halsizlik ve isteksizliğe yol açan
bahar yorgunluğunun da sebebi olduğu bildirildi.
Uludağ Üniversitesi (UÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve
Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Çocuk Alerji ve Astım
Akademisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Nihat Sapan, mart ve nisan
aylarından itibaren bitkilerden yayılarak havaya karışan
polenlerin, alerjisi olan kişilerde çeşitli şikayetlerin ortaya
çıkmasına neden olduğunu belirtti.
Prof. Dr. Sapan, atmosferdeki polen yoğunluğunun, ekim ve kasım
aylarına doğru azalarak kaybolduğunu ifade etti.
Polen alerjisinin iklim yapısına göre değiştiğini, ülkenin çeşitli
bölgelerinde 7 ay kadar etkili olduğunu vurgulayan Sapan,
polenlerin yol açtığı alerjik rinitin, ortalama yüzde 20 ile en çok
gençlerde görüldüğüne işaret etti.
"BURUN AKINTISI, ÖKSÜRÜK, GÖZLERDE YAŞARMA, KIZARMA,
KAŞINTI"
Sapan, alerjik rinitin, halk arasında "saman nezlesi" ya da "bahar
alerjisi" olarak bilindiğini belirterek sözlerini şöyle
sürdürdü:
''Polene karşı aşırı duyarlı ve hassas olan kişilerde özellikle
bahar başlangıcında havada bulunan polen alerjenlerinin kişinin
burnuna ve gözüne ulaşmasıyla burun akıntısı, öksürük, gözlerde
yaşarma, burun tıkanıklığı, kızarma, kaşıntı gibi bulgular ortaya
çıkıyor. Ayrıca alerji kişide 'bahar yorgunluğu' denilen bir tablo
ortaya çıkararak halsizlik ve isteksizliğe de sebep oluyor. Bunun
yanında bazı çocuklarda ve gençlerde astıma bile neden oluyor. Bu
belirtiler polenlerin etkili olduğu 3-6 ay gibi uzun bir süre devam
ediyor ve hastaların yaşam kalitesini düşürüyor.''
POLENLERİ EN ÇOK ALERJİYE NEDEN OLAN BİTKİ VE
AĞAÇLAR
En çok alerji yapan polenlerin, daha çok çocuk oyun alanlarında ve
evlerin bahçelerinde bulunan çim polenleri olduğuna işaret eden
Sapan, en çok alerjen polene sahip olan ağaçların ise servi ve
zeytin ağaçları olduğunu belirtti.
Sapan, ayrıca dişbudak, huş, ceviz ve çınar ağaçları ile bazı çam
türlerinin de sık sık polene duyarlı kişilerde alerjiye yol
açtığını, ısırgan otu ile pelin otunun da alerjiye neden olan polen
cinslerini üreten bitkiler olduğunu anlattı.
ALERJİSİ OLANLARA ÖNERİLER
Bahar alerjisinin özellikle çocukluk çağında sık görüldüğünü, bu
nedenle tedavisine küçük yaşlarda başlanması gerektiğini dile
getiren Sapan, şöyle devam etti:
''Bahar alerjisi genetik nedenlerle ortaya çıktığından dolayı
korunma önlemlerinin yararı olmaz. Ancak hasta olan kişilerde
alerji uzmanları tarafından yapılacak olan testler sonrasında
belirlenecek alerjen polenlerden korunma uygulamaları, bulguların
ortaya çıkmasına engel olacak ve kişinin yaşam standardını
yükseltecektir. Bunun dışında bizim polen alerjisi olanlara
önerimiz fazla çayırlık ve ağaçlık bölgelerde piknik yapmamaları,
ağaçlık bölgelerde pencerelerini fazla açık tutmamaları, evlerinin
ve arabalarının havalandırmasını daha çok klima ile yapmaları ve
polenlerin çok yoğun olduğu günlerde gerekirse maske
takmalarıdır.''
Sapan, polen alerjisine sahip bireylerin mümkün olduğunca dış ortam
faaliyetlerini azaltması gerektiğini belirterek ''Bunlar yapılsa
bile polenlerden korunmak çok zordur. Bu nedenle şikayetleri
azaltmak için gerekirse bir doktora görünüp, yazacağı ilaçlar
kullanılmalı. Bunun dışında bazı uygun durumlarda çocuk alerji ve
erişkin alerji uzmanları tarafından uygulanan alerji aşıları
yaptırılmalıdır.'' dedi.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
