09 Haziran 2026 Salı
Twitter
Nsosyal
Instagram
AjansHaber Gündem Bahçeli: “Türk milleti köşeye sıkıştırılacak millet değildir”

Bahçeli: “Türk milleti köşeye sıkıştırılacak millet değildir”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Konuşma öncesinde Bahçeli’nin isteği ile milli takıma hazırlanan marş dinletildi.

Editör

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM grup toplantısında açıklamalarda bulundu. TBMM grup toplantısındaki konuşması öncesinde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin isteği ile milli takıma hazırlanan marş dinletildi.

“Hepinizi muhabbetle selamlıyorum”

TBMM çatısı altında bir araya gelmenin önemine vurgu yapan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, birlik ve beraberlik mesajı vererek şu ifadeleri kullandı:

“TBMM grup toplantımız vesilesi ile sizlerle aynı çatıda bulunmaktan memnuniyet duyuyorum. Hepinizi muhabbetle selamlıyorum.”

“Çanakkale kahramanları ve Köroğlu’nun ayvazları bugün aramızda”

Toplantıda salondaki katılımcılara hitap eden MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, milli birlik ve tarih vurgusu yaptığı konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Muhterem arkadaşlarım, değerli vekiller bugün grup toplantımızı şereflendiren iki ilimiz bulunmaktadır. Biri Çanakkale kahramanları diğeri Köroğlu’nun ayvazları. Türk milli takımının ABD’de dünya kupasına katılması münasebeti ile birçok çevreler bazı marşların yarışmasını açmıştı. Geçmişte söylenen bazı şeylerin tekrarı ile takımımızı yolcu etmeyi düşünüyorlardı. Böyle bir dönemde ülkücü hassasiyetini gözeterek ülkücü sanatçılarımızdan rica ettim ve marş hazırlayın dedim ve Türkiye duysun istedim. O sanatçıları tebrik ediyor gözlerinden öpüyorum.”

“Yakın coğrafyamızda yaşananlar uluslararası hukukun vahim tablosunu göstermekte”

Küresel ölçekte yaşanan gerilimleri insanlık ve hukuk perspektifinden değerlendiren Bahçeli, uluslararası sistemin işleyişine yönelik eleştirilerde bulunarak şu ifadeleri kullandı:

“Dünyanın neresinde bir milletin barışı hedef alınsa, nerede bir mazlumun ahı yükselse orada yalnızca o ülkenin değil bütün insanlığın imtihanı başlamış demektir. Yakın coğrafyamızda yaşananlar da gerilimlerin seyrini değil aynı zamanda uluslararası hukukun vahim tablosunu göstermekte.”

“Her kriz yeni tehditlere kapı aralıyor”

Bölgesel gelişmelerin etkilerine dikkat çeken MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, krizlerin zincirleme etkisine vurgu yaparak şöyle konuştu:

“Bölgenin kalbine düşen her kıvılcım ihmale uğradıkça yeni göçlere, yeni tehditlere kapı aralamaktadır. Namussuz karabatak düzeni ne ateşkes tanımakta ne de dünya milletleri karşısında küçük bir mahcubiyet göstermektedir.”

“Orta Doğu’daki gerilim geniş bir güvenlik denklemidir”

Orta Doğu’daki çatışma ve gerilimlerin tek boyutlu ele alınamayacağını belirten Bahçeli, bölgesel güç dengelerine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bugün Orta Doğu’daki gerilimi sadece İran-İsrail arasındaki çatışma görmek büyük yanılgı olacak. Yalnızca Tahran’ın Beyrut’un meselesi değil. Hürmüz’den Doğu Akdeniz’e, İran’ın Kuzeyinden Kızıldeniz’e uzanan, bölgeyi kışkırtmaktan geri durmayan geniş bir güvenlik denklemidir.”

“Her çatışmanın arkasında emperyal bir hesap var”

Tarihi süreçlerin arka planına dikkat çeken MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bölgesel çatışmaların nedenlerine ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Bölgemizde her kriz bir anda ortaya çıkmış değildir. Her çatışmanın arkasında duman tüten bir kin, emperyal bir hesap vardır. Bölgemiz ilk defa masa başı hesaplara, cetvelle çizilen haritalara maruz kalmamaktadır.”

“Türk milleti köşeye sıkıştırılacak millet değildir”

Türkiye’nin tarihsel ve stratejik gücüne vurgu yapan Bahçeli, milli iradenin kırılmayacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Şunu unutmasınlar ki, Türk milleti köşeye sıkıştırılacak millet değildir. Karşısına yedi düvel de dizilse tarih sahnesinden silinecek millet değildir. Türkiye terörle mücadelede dağları titreten, adalar meselesinde geri adım atmayan bir ülkedir. Askeri teknolojiler gelişmiş fakat niyet değişmemiştir. Devletleri içeriden zayıflatmak isteyen küresel şer çevreleri iş başında. Türkiye’yi kolay lokma görmek isteyenlerin nefesi hemen sınırımızın dışında. Gözleri yılan gibi üzerimizde ve pusudadır. Bir olup aynı bayrak altında aynı istikbale yürüyeceğiz. Biz esareti ayağının altında ezen, zilleti kapısından sokmayan, ihanete nefes aldırmayan, nice devletler kuran, kuşatmaları paramparça edip ayak bastığı her toprağı vatan tutan aziz milletin evlatlarıyız.”

“İsrail’in saldırgan siyaseti yangına dönüştü”

Bölgesel güvenlik risklerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail’in politikalarının etkilerine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“İsrail’in saldırgan siyaseti yalnızca Filistin’i değil Lübnan’ı İran’ı ve Doğu Akdeniz’i tehdit eden yangına dönüştü.”

“Diplomasi değil şantaj vardır”

Konuşmasının bu bölümünde uluslararası diplomasiye ve “Terörsüz Türkiye” hedefine değinen Bahçeli, mevcut küresel tabloya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Bir yanda barış masası kuruluyor gibi yapılmakta diğer yanda savaşın hesapları canlı tutulmaktadır. Eğer bir ülke olmazsa başka yolla yaparız diye müzakere masasına gölge düşürüyorsa orada diplomasi değil şantaj vardır. Terörsüz Türkiye hedefinin ne kadar hayati olduğu ortaya çıkmakta. Bölgemizdeki her kriz iç cephemizin sağlamlığına, kardeşlik hukukuna bir sınamadır. Bölgesel fırtınalar karşısında milli varlığımızın zırhıdır. Sınırlarımızın ötesinde kurulan her tezgah Ankara’dan görülmektedir. Terörsüz Türkiye’yi zehirlemek isteyenler boş durmamaktadır.”

CHP’ye yönelik değerlendirme ve siyasi eleştiriler

Siyasi gündemin odağında yer alan tartışmalara ilişkin değerlendirmelerini sürdüren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik iddialar ve parti içi gelişmeler üzerinden kapsamlı eleştirilerde bulundu.

CHP’li belediyelere yönelik süreçlere değinen Bahçeli, kamu yönetimi ve yerel yönetimler bağlamında şu ifadeleri kullandı:

“CHP’li belediyeler etrafında uzun süredir biriken şaibeli süreçler, rüşvet, görevi kötüye kullanma, yolsuzluk ve kamu gücünün menfaat ilişkilerine alet edildiği yönündeki peş peşe patlayan vakalar hepimizin malumudur. Vatandaşa hizmet makamı olması gereken belediyelerin Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında rant iddialarıyla, yönetim zafiyetleriyle ve kamu emanetini taşıyamama garabetiyle anılır hale gelmesi başlı başına bir ibretlik bir tablodur.”

“Yerelde başlayan çözüm genel merkeze yansımıştır”

Parti içi yapıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, CHP’deki siyasi sürecin merkezleştikçe derinleştiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bugün görüyoruz ki yerelde başlayan bu çözülme, dönüp dolaşıp Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nin çatısına çökmüştür. Ecdadımız ‘Balık baştan kokar’ demiştir. CHP’li belediyelerde kendini gösteren savrukluk, şaibeli yönetim aczi, bugün genel merkeze sirayet etmiş, parti yönetiminin içine düştüğü dağınıklığı bütün çıplaklığıyla ortaya koymuştur. Cumhuriyet Halk Partisi bugün milletin karşısına, kendi iç hesaplaşmasının, koltuk kavgasının, mahkeme süreçleriyle düğümlenen yönetim krizinin ve kurumsal aklını tüketen hizip mücadelesinin gölgesiyle çıkmaktadır.”

“Bu tablo güç gösterisinin dar patikasına sıkıştıran anlayışın neticesidir” 

Siyasi kültüre ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Bahçeli, yaşanan tabloyu sistemsel bir soruna bağlayarak şu ifadeleri kullandı:

“Bu tablo tesadüf değildir. Bu tablo, siyaseti millete hizmetin şerefli yolu olmaktan çıkarıp, kişisel ikbalin, hırsın, öfkenin ve güç gösterisinin dar patikasına sıkıştıran anlayışın neticesidir. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi’nde bir siyasi partinin kendi hukukunu, geleneğini, kurumsallığını ve meşruiyet zeminini nasıl aşındırdığı vahim bir manzaradır. Sağduyuyla karşılanması gereken hukuki süreçlerin meydan okuyucu bir üslupla gölgelenmesi, siyasi kıyametin büyük alametlerindendir. Parti içi arınma ve durulma ihtiyacının tehditkar cümleler gölgesinde kalması, idari iflasın vesikasıdır. İş düğümleri çözmek yerine yağlı urganlara sarılmak, kementleri ülke gündeminin boynuna ısrarla dolamak aziz milletimize ne fayda getirir?”

“Cumhuriyet Halk Partisi’nin gidişatı kaygı verici bir gerçek olarak karşımızdadır”

CHP’ye yönelik eleştirilerinin siyasi çıkar amacı taşımadığını vurgulayan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

“Buradan açıkça ifade ediyoruz; bizim meselemiz Cumhuriyet Halk Partisi’nin içine düştüğü dağınıklıktan siyasi kazanç üretmek değildir. Bizim meselemiz Türkiye’de siyaset kurumunun ağırlığını, millet iradesinin saygınlığını ve hukukun üstünlüğünü korumaktır. Ancak görünen köy de kılavuz istememektedir. Cumhuriyet Halk Partisi bugün iki ayrı yön, iki ayrı dil, iki ayrı merkez, iki ayrı meşruiyet iddiası, muhalefetin gidişatı bakımından kaygı verici bir gerçek olarak karşımızdadır. Bir tarafta hukuki zemine dönme ihtiyacı toparlanma isteğiyle buluşmaktadır; diğer tarafta meydan okuma üzerinden güç gösterileri sergilenmekte, sokak diliyle parti içi krizi büyütme hevesi gündemin üzerine ağır bir sis misali çökmektedir.”

Akl-ı selim ve sorumluluk çağrısı

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e yönelik değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, sürecin sağduyuyla yürütülmesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bu noktada Cumhuriyet Halk Partisi’ne ve Sayın Özgür Özel’e düşen, ateşe körükle gitmek değil, akl-ı selimle hareket etmektir. Zira keskin sirke ancak küpüne zarar verir. Cumhuriyet Halk Partisi kendi içindeki çetrefilli itilafı meydanların hararetine terk etmemelidir. Serinkanlılıkla yürütülmesi gereken hukuki süreci kalabalıkların gürültüsüne bırakmamalıdır. Cumhuriyet ve yaşıt bir siyasi parti olmanın ağırlığı ve kurumsallığını niteliksiz sokak diline havale etmek, ölü gözünden yaş beklemekten farksızdır.”

“Bugün Cumhuriyet Halk Partisi’nin önünde iki yol vardır”

CHP’nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

“Bugün Cumhuriyet Halk Partisi’nin önünde iki yol vardır: Ya kendi iç meselesini hukuk ve sağduyu zemininde çözecek ya da kendi eliyle büyüttüğü düğümü milletimizin gündemine yeni bir yük olarak taşıyacaktır. Nitekim ülke gündemi siyasi partilerin iç hesaplarının yükünü taşıyacak bir hamal değildir. Siyasette her sözün bir sonucu, her tavrın bir karşılığı, öfkeyle kalkılan her oturuşun bir maliyeti vardır. Bu hesabın sonunda mahcup olmamak, milletin vicdanına borçlu kalmamak isteniyorsa gaflet uykularından uyanılmalı, gözler dört açılmalıdır. Siyaset; millete hizmet etme yolunda feraseti fevriliğe, aklı asabiyete, sükuneti saldırganlığa tercih etme sanatıdır.”

Siyasi tavsiye ve uyarı

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e yönelik değerlendirmelerine devam eden Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

“Bu sanatın sanatkarı olmak isteniyorsa sözlerimize kulak verilmelidir. Bu sebeple Sayın Özgür Özel’e tavsiyemiz şudur: CHP’nin iç gerilimini sırtlanıp meydanlara taşımaktan, CHP bünyesindeki çatlağı memleket sathına yaymaktan, mevki yarışını demokrasi kahramanlığı gibi servis etmekten vazgeçilmelidir. Genel merkezdeki çift başlılık, teşkilatlara sirayet eden huzursuzluk ve Türkiye Büyük Millet Meclisi koridorlarına taşan buhran ayan beyan ortadadır. Kaynayan kazanı kapakla bastırmaya çalışmak akıl kârı değildir. Hararet yapan bir aracın gazına basarcasına CHP’yi daha büyük bir savruluşa sürüklemekten yüz çevrilmelidir. Motoru yakmadan, direksiyonu kilitlemeden, yoldan büsbütün çıkmadan bu gidişata bir an evvel nizam verilmelidir.”

Hırs ve hak anlayışı

Konuşmasında ahlaki ve siyasi sorumluluğa vurgu yapan Bahçeli, Hz. Ali’ye atfedilen sözle değerlendirmesini sürdürdü:

“Hazreti Ali’ye atfedilen kıymetli söz ne güzeldir: ‘Hak sizi hür yaşatmışken, hırs sizi kul etmesin.’ İşte bizim siyaset anlayışımızın özü budur. Hırsın kulu olanlar koltuğun gölgesinde küçülür; hakkın yolunda yürüyenler milletin gönlünde büyür.”

Konuşmasının sonunda teşkilat mensuplarına ve dava arkadaşlarına hitap eden MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Sınırlarımızın ötesinde yükselen her kriz başlığını Ankara merkezli bir okuyuşla kavrayan kıymetli dava arkadaşlarımı saygıyla selamlıyorum. Terörsüz Türkiye idealine sarsılmaz inançlarıyla kuvvet veren, kardeşlik hukukumuza yönelen her karanlık hesabın karşısında dimdik duran, şahsi heveslerini ülküsünün önüne koymayan, Türk ve Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüze can suyu olan yiğitler yiğidi ülküdaşlarımı hürmetle selamlıyorum. Makamı değil mesuliyetin peşinden giden, menfaatlerini değil milletimizi gözeten tüm gönüldaşlarıma şükranlarımı sunuyorum. Cenab-ı Allah birliğimizi daim, devletimizi payidar, davamızı muzaffer eylesin.Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız