Gökhan Esen

Gökhan Esen

Dur(durulamaz)

Nihayet biri dur dedi(!) Kırmızılar Premier League’de ilk kez kaybetti. 21 maç; yenilen sadece 10 gol (ki ikisi son oynana Manchester City maçında), sadece 1 mağlubiyet ve yalnızca 3 beraberlik! Aralıksız 9, toplamda 17 galibiyet. %81 galibiyet oranı. Süper ligimizin lideri Başakşehir’in galibiyet oranının %59 olduğunu bilirsek, %81’lik oranın, üstelik Premier League’de eşsiz bir galibiyet yüzdesi olduğunu rahatlıkla anlayabiliriz. Taraflı tarafsız herkesin sevdiği bir hoca olan Klopp’a ve 2. kez İngiltere seferine çıkan ve bu kez harikalar yaratan Salah’a sahipler. Hücum varyasyonları ve oyun geçişleri geçtiğimiz yılın aksine bu sene tüm takıma yayılmış durumda. Bir önceki sezon maç başına 0.89 gol ortalamasına sahip Salah’ın performansı, maç başına 0.62 gole düşse de, 0.28 olan maç başına asist sayısını 0.33’e taşımak, yani onu takım için daha çok oynamaya ikna etmek de bir teknik direktör başarısı olsa gerek.

Alındığı ana kadar, bir kaleciye verilen en yüksek bonservis bedeli ile bir kaleci aldılar ve bu kulüp tarafından Klopp’a tanınmış ciddi bir imkandı. Bir önceki sezonu 4. kapatmanın, şampiyonlar ligi finalinde herkesin hafızalarında yer eden ve belki de kupayı kaybettiren kaleci hatalarının, ligde 38 maçta yenen 38 golün, yani maç başına yenen 1 golün nedeni kalede bulunmuş olmalı ki; bir kaleciye 72,5 milyon Euro bonservis bedeli ödeyebildiler. Ama Klopp aldığı bu riske karşılık ezber bozan açıklamasını yaptı; “Onu elleri için değil ayakları için aldık”. Ne demek istediği çok sonra anlaşılacaktı. Değişen ve gelişen futbolda artık en kıymetli şey toptu! Rakibe kalecinizin gelişigüzel vuruşu da dahil, topu kolay kaptırmamak temel amaç oldu. Bu nedenle şu anda o kalecinin ayakları Transfermarkt’a göre 65 milyon Euro değerinde! Tüm takım ise 1 milyar Euro sınırına dayandı ki bu da Manchester City’den sonra İngiltere liginin en büyük 2. değeri. Üstelik yaş ortalamaları da sadece 26,5!

Bu istatistiklerin sahibi tabi ki Liverpool; bir futbol efsanesi. Kuruluşu 1892. Yaşı 127. İngiltere’nin en eski ve aynı zamanda en çok kupa sahibi ve lig şampiyonluğu olan takımlarından. Buna rağmen son lig şampiyonlukları 1989-1990 sezonunda; tam 29 sezon önce! Geçtiğimiz gece Manchester City’ye kaybetti. İngiliz basını da hemen skor manşetleri attı; “Birileri dur dedi!”. Aslında maç, her iki takıma da çokça gitti geldi. Hani izleyenin kaybedene üzüldüğü maçlar vardır ya, maç onlardan biriydi ve sonucunda Liverpool kaybetti.

Ama bu mağlubiyet Liverpool’u durdurmayacak. Dortmund’u ortalama bir Alman kulübüyken alıp, çok iyi bir dünya kulübü olma yolunda büyük mesafe katettiren Klopp, sadece 3 sezonda, Liverpool’u; üstelik neredeyse tüm sporseverlerin de gönlünü kazanarak şampiyon yapacak. Son maçta yaşanan kaza buna engel olmayacak, aksine onları kırbaçlayacaktır. Evet, bu sene o sene. Şampiyonluktan uzak geçen 29 yılın ardından, geçtiğimiz yılın lig 4.sü, bu sezon Premier League kupasını Anfield’a götürecek. İngiltere’de bu sezon sonu her yer kırmızı olacak. Çünkü Klopp bunu hakediyor. Çünkü Klopp keyif alıyor. Daha ötesi keyifle izlettiriyor. Berabere kaldıkları Chelsea maçında, maç henüz oynanırken, Chelsea teknik direktörü Sarri ile girdiği diyalog dahi bunu kanıtlıyor. Ne demişti Sarri; “Maçın bitimine 10 dakika kala Klopp'un bana baktığını gördüm. 'Ne oldu?' dedim. Klopp da bana 'Eğlenmiyor musun?' diye sordu. Fazlasıyla eğleniyorum dedim. Klopp; 'Ben de.' dedi." Üstelik o anda Liverpool 1-0 mağluptu! Kısacası; Klopp sadece kendi eğlenmiyor, bu eğlenceye oyuncularını, izleyenleri ve hatta rakiplerini de ortak ediyor. İşte bu yüzden, bu sezon; o sezon!

Gökhan Esen – 04.01.2019

Diğer Yazıları

Yorumlar

Özkan Gülnur günel Analiz güzel yorum güzel👌
Mustafa Uludağ Eline sağlık güzel analiz