Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, "Kur’an kursları ve
tashih-i huruf kurslarıyla da destelenen söz konusu çalışmalara
ilaveten, kıraat alanının temel metinlerinin derinlemesine
incelenmesini esas alan ve kaynaklara vukufiyeti daha üst düzeye
taşıyacak kıraat araştırmalarının yapıldığı araştırma merkezlerine
ihtiyacımızın olduğu, gün geçtikçe kendini daha da
hissettirmektedir." dedi.
Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi'nde düzenlenen "2. Uluslararası
Kıraat Sempozyumu"nda konuşan Prof. Dr. Ali Erbaş, sempozyumun,
bilimsel ve teknik anlamda kıraat ilmine katkı sağlayacağını
söyledi.
Erbaş, Kur'an'ın, kıraat ilmiyle doğrudan ilintili olduğunu ifade
ederek, şöyle konuştu:
"Allah tarafından tescil edilen mucizevi yönüyle doğrudan ilintili
olan kıraat ilmi, Cebrail aleyhisselam vasıtasıyla indirilen
vahyin, Hz. Peygamberin fem-i muhsininden sadır olduğu gibi
telaffuz edilerek kıyamete kadar taşıma çabasının adıdır. Bu
çabanın bir sonucu olarak kıraat ulemamız, sahabe-i kiramın
peygamberimizden öğrendiği tilavet şekillerini sonraki nesillere
bir taraftan şifahen aktarmışlar, diğer taraftan da adeta her bir
Kur’an harfinin edasının, yani icrasının nasıl olması gerektiğini,
en ince ayrıntısına kadar kayda geçirmişlerdir. Bu şekilde,
Kur’an’ın okunuşu ve nüzûl dönemindeki telaffuz biçimleri, sonraki
nesillere tüm boyutlarıyla muhafaza edilerek taşınmıştır.
Bu noktadan hareketle ifade edelim ki, Kur’an lafızlarının nasıl
okunacağını, farklı okuyuşların hangi temele dayandığını inceleyen
ilm-i kıraat, nüzûl döneminde Dâru’l-Erkâm’da başlayıp Ashab-ı
Suffe ile adeta kurumsallaşarak, sahabe efendilerimiz vasıtasıyla
nüzul sonrası döneme taşınmıştır. Tabiin dönemi ve sonraki sürece
baktığımızda ise kıraat alanında uzmanlaşanların, tek kaynaktan
gelen okuyuşları nakletme yerine, muhtelif kanallardan ulaşan
kıraatler içinden seçkide bulunma yönünde bir çalışma
yürüttüklerini müşahede etmekteyiz. Nitekim dönemin ileri gelen
ilim merkezlerinden Medine’de, Nâfi’; Mekke’de, İbn Kesîr;
Basra’da, Ebû Amr; Şam’da, İbn Âmir ve Kûfe’de Âsım kıraati,
insanların teveccühüne ve üst düzey bir kabule mazhar
olmuştur."
SEMPOZYUM ÜÇ GÜN SÜRECEK
Prof. Dr. Erbaş, "Başından itibaren vurguladığımız bu kadim
gelenek, günümüzde Başkanlığımızın uhdesinde yer alan aşere-takrib
kurslarıyla, aslına uygun bir şekilde sürdürülmektedir. Kur’an
kursları ve tashih-i hurûf kurslarıyla da destelenen söz konusu
çalışmalara ilaveten, kıraat alanının temel metinlerinin
derinlemesine incelenmesini esas alan ve kaynaklara vukufiyeti daha
üst düzeye taşıyacak kıraat araştırmalarının yapıldığı araştırma
merkezlerine ihtiyacımızın olduğu, gün geçtikçe kendini daha da
hissettirmektedir. Kıraat tedrisatı, mushaf imlası ve tecvid
uygulamalarında görülen birtakım farklılıkların, ilmi ölçütlere
dayalı olarak izahı ve sahih olanın ortaya çıkarılması da böylece
daha mümkün hale gelecektir." dedi.
Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu Başkanı Osman Şahin ise,
sempozyumun üç gün süreceğini ve birçok tebliğin bu kapsamda
sunulacağını ifade etti.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
