Diyanet İşleri Başkanı Görmez, TRT Haber kanalında yaptığı
açıklamada, Din İşleri Yüksek Kurulu'nun mütalaasını dikkate alarak
Kutlu Doğum Haftası'nın bu şekilde idrak edildiğini belirterek,
"Yani bu asla Mevlit Kandiline alternatif bir kandil değil, Mevlit
Kandiline alternatif bir gece veya bir hafta değil, bu haftaya
alternatif bir hafta değil." diye konuştu.
Prof. Dr. Görmez, Kutlu Doğum Haftası'na yönelik son tartışmalar
üzerine şunları söyledi:
"Allah aşkına, bu kardeşlerimize, hocalarımıza soruyorum ben,
yüzbinlerce gencimizin siyer okumasına nasıl bidat dersiniz?
Sevgili Peygamberimizin bir hafta boyunca dünyanın her tarafında
Emin vasfının anlatılmasına hangi akla hizmet ederek bidat denir,
böyle bir şey kabul edilebilir mi? Bu bidat kavramı bilhassa son
yıllarda coğrafyamızı kasıp kavuran yanlış bir Selefilik
anlayışının meydana getirdiği bir düşüncedir. Biz yapılan işin
Allah'ın kitabına, Resulü Ekremin sünnetine uygun olup olmadığına
bakarız. Biz onun İslam'ın temel ilkeleri ışığında insanlığa
faydalı olup olmadığına bakarız. Dolayısıyla Mevlit Kandilimizi
idrak ederiz, mevlidi şerifimizi en güzel bir şekilde okuruz, o
gece yine en güzel bir şekilde idrak ederiz. Ama Resulü Ekrem
Aleyhisselamın mesajını toplumun bütün kesimlerine taşımak için de
bu haftayı idrak etmeye devam ederiz."
"BU HAFTAYI BAŞLATAN DİYANET İŞLERİ BAŞKANI
HAYATTA"
Bugün ortaya çıkan tartışmanın hem kendisini hem de bu süre
içerisinde görev yapan Diyanet İşleri Başkanlarını rencide
ettiğini, çok yaraladığını ifade eden Görmez, "Çünkü bir bühtandır,
bir iftiradır. Bu 15 Temmuz gecesinde salalarıyla o ihaneti ve o
darbeyi bastıran bütün Diyanet camiasına atılabilecek en kötü
iftiralardan bir tanesidir. Bunu kabul etmemiz asla mümkün
değildir." dedi.
FETÖ liderinin doğumuyla hiçbir ilgisi olmadığını, şu anda sadece
hapishanede olan bir köşe yazarının yazdığı yalan yanlış bir
yazının bu konuda delil gösterildiğini aktaran Görmez, "Diyanet
burada, Diyanet İşleri Başkanı burada... Hadi bugünkü Diyanet
İşleri Başkanına eğer bir rezerviniz varsa, tarih boyunca görev
yapmış bütün Diyanet İşleri başkanlarımız burada, bu haftayı
başlatan Diyanet İşleri Başkanı hayatta. o Başkanın zamanında
toplantıya katılan bütün ilim adamları hayatta." şeklinde
konuştu.
"BU MAALESEF AYRICA BİR CEHALET"
Görmez, bütün bunları bir tarafa bırakarak, bunların hepsine
sormadan, hiçbirisiyle konuşmadan, sadece bir köşe yazarının
yalan-yanlış bir beyanına dayanarak bu haftanın onlar tarafından
icat edildiğini, daha da vahimi, o ihaneti bu topluma yapan insanın
doğum gününü kutlamak için bunu kullandıklarını, Diyanet’i de bu
yönden emellerine alet ettiklerini iddia etmeyi bir akıl
tutulmasıyla, bir idrak tutulmasıyla izah edebileceğini belirterek,
bunu kabul etmenin asla mümkün olmayacağını söyledi.
Ramazan ayına ilişkin de benzer tartışmalar için ise Görmez, "Bu
maalesef ayrıca bir cehalet. Çünkü Ramazan ayı dediğimiz ibadet
Allah’ın emrettiği bir ibadet, vaktini Allah belirlemiş, namaz
vakitlerinin vaktini Cenabı Hakk belirlemiş. Mevlit Kandili ise
Resulü Ekrem’in vefatından 3 asır sonra Müslümanların başlattığı
güzel bir çığır, güzel bir gelenek. Dolayısıyla bunu onunla,
bayramla, Cuma’yla, Ramazan’la, benzeterek, siz o zaman neden bunu
hicriye göre idrak etmiyorsunuz, miladiye göre idrak ediyorsunuz
demek, bu maalesef bilgi eksikliğinden kaynaklanıyor."
değerlendirmesinde bulundu.
"SABİTLENMESİNİN SEBEBİ, BÜTÜN KESİMLERE
ULAŞMAK"
Bunun asla alternatif olmadığını kaydeden Görmez, çünkü bunun
taabbudi, dini bir gece, bir hafta olmadığını dile getirdi. Bunun,
Resulü Ekrem Aleyhisselamın bu çağa, bu insanlığa getirdiği o
rahmet mesajlarını toplumun her kesimine ulaştırmak için yapılan
bir ilmi faaliyet, bir ilmi etkinlik olduğunun altını çizen Görmez,
"Bunu siz Nisan ayında da yaparsanız, Mayıs ayında da yaparsanız,
Haziran’da da yaparsınız. Sabitlenmesinin sebebi, toplumun bütün
kesimlerine ulaşmak." dedi.
Resulü Ekrem’in hayatının okullarda seçmeli ders olması ne kadar
önemliyse, bu haftanın da Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından
kutlanması, idrak edilmesi o kadar önemli olduğunu vurgulayan
Görmez, bundan vazgeçmeyi doğru bulmayacaklarının altını çizdi.
Şüphesi olan vatandaşların sorularını Din İşleri Yüksek Kurulu
uzmanlarının cevaplayacağını bildiren Görmez, şöyle devam etti:
"Hiçbir kardeşimizin kalbinde zerre kadar bir şüphe, bir endişe
kalmasın. Bu haftanın dinen bidat olarak adlandırılması asla doğru
değildir. Resulü Ekrem Aleyhisselamın hayatını anlatmak, çocuklara
siyer okumak, siyer okutmak hiç kimse bunu bidat olarak
adlandırılamaz. Bugün gündeme getirilen, yani 28 Nisan
bildirilerinin yapmadığını, bugün dindar, muhafazakar geçinen bazı
kardeşlerimizin yanlış bilgiye dayanarak yapmış olması bizi çok çok
üzdü; bunu tekrar tekrar ifade etmek istiyorum."
15 Temmuz hain darbe girişiminin toplumsal güvene verdiği zarara
işaret eden Görmez, "Toplumun, bilhassa genç kuşakların dine güveni
yok oldu, dine güveni yara aldı. Biz Diyanet İşleri Başkanlığı
olarak bunu tedavi etmekte yetersiz kalıyoruz. Büyük çabalarımız,
gayretlerimiz olduğu halde gerçekten şu anda arkadaşlarımızın
tamamı, 100 bini aşkın personelimizle seferber olmuş vaziyette
yeniden o güvenin, kardeşin kardeşe güvendiği, dostun dosta
güvendiği, komşunun komşuya güvendiği o güven toplumunu inşa
etmeliyiz." dedi.
Görmez, şunları kaydetti:
"O yayınlarda bir ara bunu sulandırmak için dinin her boyutunu,
hayatın her alanını, her kurumu, her müesseseyi kirletmeye
kalkıştıkları gibi, bu haftayı da kirletmeye kalktıkları doğrudur.
Sonradan her yere nüfuz etmeye, sızmaya çalıştıkları gibi, bu
haftaya da sızmaya ve nüfuz etmeye çalıştıkları doğrudur ve bu
haftayı teşviş etmek için, kötülemek için bazı kötü örnekler de
ortaya koydukları doğrudur. Ancak, bugünkü yayında o kötü örnekleri
Diyanet yapıyormuş ve yaptırıyormuş gibi manşete koyup, ön sayfaya
koyup üzerine bu itham ve iftirayı yazmak, hakikaten o
kardeşlerimize asla yakışmamıştır, bunu derhal telafi etmelerini
bekliyorum. Yarın en az o boyutta, biz hata tetik, milletimizden,
Resulü Ekrem Aleyhisselamın sevgisi ve aşkıyla kalpleri dolu olan
kardeşlerimize biz haksızlık yaptık diyerek ondan vazgeçeceklerini
umut ediyorum doğrusu."
Haberde açıklaması bulunan hadis hocasının 28 senedir toplantılara
katıldığını belirten Görmez, "Bizzat katılan bir hocamız olduğu
halde, bütün bu toplantılara konuşmacı olarak katıldığı halde, bu
iddianın içerisinde bir hadis hocasının da yer almış olması, yine
bir hadis hocası olarak da beni çok üzmüştür, onu tekrar ifade
etmek isterim." şeklinde konuştu.
Pazar günü Miraç Kandili'nin idrak edileceğini hatırlatan Görmez,
Miracın ümmetin miracına yeniden vesile olması, insanlığın miracına
vesile olması için dua etti.
"Bu haftadaki güzellikleri sakın bu topluma en büyük ihaneti yapan
yapıya lütfen mal etmeyin" çağrısında bulunan Görmez, sosyal
medyada yazılanlardan vazgeçilmesini ve yeni bir başlangıç
yapılmasını istedi.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
