Hasan Sevilir Aşan

Hasan Sevilir Aşan

Afrika'nın Paylaşılamayan İstihbaratçısı: Mehmet Emin Bey

Osmanlı Devleti’nin Afrika içlerine açılımı, bölgede 15 yıla yakın hizmet veren Mehmet Emin Bey ile gerçekleşmişti. Asıl adı İzak Eduard Schnitzer olan Mehmet Emin Bey, Alman asıllı bir Polonyalı yahudisiydi. Müslümanlığı kabul ettikten sonra, Osmanlı tabiiyetine geçip imparatorluk topraklarını gezdiği, Osmanlı İstihbaratına çalıştığı rivayet edilir. Balkanlar, Anadolu ve Afrika gibi farklı coğrafyalarda hizmet veren, 10’dan fazla dil konuşabilen Mehmet Emin Bey, istihbaratçı kimliğinin yanı sıra tıp doktoru, zoolog, kâşif, botanist ve etnografdı.

Osmanlı devlet adamı Mehmet Emin Bey, Balkanlar’da Arnavutluk Genel Valisi İsmail Hakkı Paşa’nın sağ koluydu. Vali iç çekişmelerle görevinden azledilip Trabzon’a sürülünce, sadakat içinde kendisine refakat etmişti. Ancak bu kez Trabzon ve civarında Hekim Hayrullah olarak tanınıyordu. Mehmet Emin Bey zaman içinde, İstanbul ve Almanya’daki nüfuzlu dostları aracılığıyla İsmail Hakkı Paşa’yı affettirmeyi başarır ve Yanya Valiliğine atanmasını sağlar. Kendisi de vali yardımcısı olur. Balkanlar’dan sonra Afrika coğrafyasında görevlendirilen Mehmet Emin Bey, Arnavutça ve Balkan dillerine hâkimdi. Bu sayede Arnavut asıllı Osmanlı, Mısır ve Sudan hıdivleri ile dostluklar kurmuştu. Kahire’de Mısır Hıdivine önemli hizmetlerde bulunan Mehmet Emin Bey’in yeni görev yeri bu kez Sudan’dı. Sudan’da idari, ticari ve istihbarat faaliyetler yürüten Mehmet Emin Bey, Hartum’da da sağlık alanında başarılı çalışmalara imza atar ve Afrika’nın en büyük hastanesini işletir.

EKVATORYA VALİSİ OLDU

Mehmet Emin Bey, Sudan merkezli çalışmalarını sürdürürken Ekvatorya’daki (Güney Sudan) İngiliz valisinin salgın hastalığa yakalanıp, görev yapamadığı haberi üzerine, 1880’li yıllarda Ekvatorya Beyliğine getirildi. Ekvatorya Beyliği, Mısır Hıdivliğine bağlıydı. Osmanlı, Mısır ve İngiliz hâkimiyetindeki Güney Sudan, bugün Uganda, Kenya coğrafyalarını kapsar. Vali Emin Bey, Ekvatorya’da o dönemde bölgenin idari başkenti olan Gundukuru ve Juba’yı karargah tutarak, İstanbul ve Kahire ile irtibat içinde, emrindeki üç bin askerle asayişi sağlamaya ve bölgeyi idare etmeye çalıştı. Ekvatorya’daki Osmanlı askeri karakol sayısını kısa zamanda sekizden 52’ye çıkardı. Gundukuru, sahip olduğu iskele avantajı ile Doğu Afrika ve Nil havzasında en stratejik köle satış ve pazarlama merkeziydi. Esir kampları ve insan trafiğini ise Ermeni ve Arap tacirleri işletiyordu. Mehmet Emin Bey, bir yandan köle ticaretini önlemeye çalışırken, bir yandan da devriye görevi ile yerel ayaklanmalarla meşgul oluyordu.

İSYANCI LİDER LOLO’YU DİRİ DİRİ YAKTIRDI

Esir ticareti ve sömürgeciliğe karşı direnen, kabileleri ayaklanmaya kışkırtan isyancı lider Lolo Laku, Mehmet Emin Bey’i uzun süre uğraştırmıştı. Bölgede halen anlatıldığına göre, efsanevi halk kahramanı Lolo’nun köpeğine ‘Emin Bey’ ismini taktığının duyulması, bardağı taşıran son damla olmuştu. Duruma çok içerleyen Mehmet Emin Bey, sıkı bir takipten sonra asi Lolo’yu hapsettirip nedamet getirmesini beklemişti. Ancak Lolo’nun inat etmesi üzerine Mehmet Emin Bey isyancı lideri diri diri yaktırmıştı.

TURGUT RESİ’İN TORUNLARI YAŞIYOR

Yeni ve eski başkentler olan Juba -Gundukuru arasında yerel kabilelerin ‘Türk Askeri Mezarlığı’ olarak bildiği mezarlığın varlığını, ünlü Türk denizcisi Turgut Reis’in torunu Wafa ve eşi Güney Sudan Devlet Arşivleri Müdürü Yusuf Hüseyni ortaya çıkarmıştı. Beyaz Nil kıyısındaki mezarlık, Güney Sudan iç savaşı taraflarından isyancı General Cirillo’nun kontrolünde, asayiş sorunları olan bir bölgedeydi. Mezarlık harap durumdaydı ve 19. yüzyıl Osmanlı izleri taşıyan mezar taşları ve diğer işretler zaman içinde Nil taşkınları ile sürüklenip, sular altında kalmıştı. Mezarlığın yeri ve çevre koşullarının tespiti için temasa geçilen Gundukuru Kaymakamı Redento Tongun, Emin Beyin diri diri yaktırarak cezalandırdığı isyancı halk kahramanı Lolo Laku’nun büyük torununun çocuğu çıkmıştı! Ancak Kaymakam, Türk ekiplerine samimi şekilde yardımda bulundu.

MEHMET EMİN BEY PAŞALIĞA TERFİ ETTİ

Kahire ve Hartum’un meşakkatli Ekvatorya idari bölgesine ilgisinin azaldığı, askeri faaliyetlerin durduğu dönemlerde, Mehmet Emin Bey mesaisini bilimsel çalışmalara, yerel bitki, kuş ve hayvan türlerinin keşfine vakfetmişti. Bu yönde araştırma ekipleri kurmuş, egzotik bulgu ve tespitlerini Avrupa kurumlarına pazarlamıştı. Ekvatorya coğrafyasına özgü canlı türleri, bitki örtüsü ve kabile teamüllerine ait, bugün bölgede olmayan tespit ve objeler bugün hala Londra müzelerinde sergileniyor. Mehdi isyanları sırasında Kahire ve İstanbul ile resmi irtibatı yıllarca tamamen kesilen Mehmet Emin Bey; kıtlık, hastalık ve cephanesizlikten perişan düşen askerleri ile Juba karargâhını terk ederek güneye, Uganda, Kongo ve Zengibar’a gitmişti. Mehmet Emin Bey, Ekvatorya’dan ayrıldıktan bir yıl sonra eline gecikmeli bir padişah fermanı ulaşmıştı. Fermanda paşalığa terfi ettiği belirtiliyor, geçmiş hizmetleri için teşekkür ediliyordu. Ancak fermanda bir detay daha vardı. Ekvatorya’nın artık Osmanlı toprağı olmadığı kaydediliyor, ‘kendi başının çaresine bakması’ anlamında serbest kaldığı bildiriliyordu.


İNGİLİZLERE 75 TON FİLDİŞİ SATTI

Osmanlı ile irtibatı kesilmiş olmasına rağmen bölgede bir süre daha Genel Vali gibi davranan Mehmet Emin Paşa, daha sonra zengin stratejik bilgi ve deneyimini, sömürgecilik yarışı içindeki İngiliz ve Almanlara kiralar. Sağladığı istihbarat ile Almanya’ya ilave topraklar kazandırır; Alman sömürgeciliği sayesinde Kongo, Uganda ve Tanzanya’ya kadar uzanır. Alman hariciyesine çalıştığı sırada İngilizlerle de irtibata geçerek yerel istihbarat pazarlayan Mehmet Emin Paşa’nın British Company’ye büyük servet karşılığında 75 ton fildişi sattığı arşivlerde yer almıştır. Mehmet Emin Paşa, Osmanlı Türk izlerini bugün dahi hatırlanacak şekilde Kara Afrika içlerine taşıyan Osmanlı şahsiyetiydi. 19. yüzyılın uluslararası arenada paylaşılamayan tanınmış istihbaratçı, bilim ve devlet adamı, Kampala’daki bir ayaklanma sonrasında 1892 yılında, esir ticaretlerine taş koyduğu Arap köle tacirleri tarafından 50 yaşında katledilmişti.

Yorumlar